The following two tabs change content below.

Kalenderi

Latest posts by Kalenderi (see all)

  • - 19/04/2017

Adım Jülide. Hayata kısa mektuplar yazarak geçimimi sağlarım. Henüz yanıt almışlığım yoktur. Genelde mektuba girdiğim ilk bir kaç cümle bireysel masalımı anlatıyormuşum tadında başlar -okuyucu çekinmesin diye- karşımdakiyle kavga ediyormuşum gibi devam eder. Tahmin edersiniz ki insanın kendini anlatması epey zordur. Sürekli kendini anlatıp mektuplarına cevap alamayan 33 yaşında küçük bir kızın aklının başına çoktan gelmiş olması bile beklenebilir. Nafile.
Anlam birliğine tüküreyim. Cinsel hayatım yok, bel ağrım var. Hayatımda sebep sonuç ilişkisi istiyorum. Duşa makyajımla girerim ki kendimi hüzünlü rolü yapan film artistleri gibi hissedebileyim. Ah benim arabeskten üslubunu kurtarsa anlam dünyasını kurtaramayan ve hiç de zavallı olmayan eserekli kızım. Bağışlanacaksın. Hem de sarılman gerekmeden. Sadece yüzüne bakılarak.
Her gece yatağa “şimdi biz öleceğiz ya” cümlesinin öğelerini yoketme hayaliyle girerim. Öznesiyle yükleminin yeri bile değişmez. Ölüme belirlenmişliğin belirsizliği derim.  En kötüsü bile belirsizlikten iyidir derler. Peki can acıtan bir belirsizlik?
Ölüm üzerine güzellemeler yaparak, hem kendini hem okurunu rahatlatan işgüzarlara da lanet olsun. Ne ara bu kadar erdiniz? Bu ne sukünet, ne biçim teslimiyet? Kalemi eline alacak kadar isyankar olup, insan ölümü kabullenişinin üzerini nasıl onu güzelleyerek örter? İlla bir şeyi kabulleneceksen belirlenmişliğini kabullen. Bu ihtiyacını buradan gör. Kanım şakağımdan sızarken bile yaşamaya devam edeceğim (and olsun). Kendi kendime konuşacağım. Bilincimi açık tutacağım. Kafa tutacağım son anlarıma, gözlerim yaşama sevinciyle parlayacak hala. Farkında olabildiğim kadar olacağım kendimi kaybedişimin. Lanet olsun. Öfkeliyim. Ölmek istemiyorum.Bedia Saniye Temiz

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın