70’ ler Saykodelik Çağın Rockerları Bölüm-3 (ANADOLU POP(ROCK) ‘UN 3 DEV GRUBU)

MOĞOLLAR, MAVİ IŞIKLAR, 3 HÜREL

Merhaba Dostlar, yazımıza 70’li yıllara damga vurmuş isimlerden ve yaptıkları eşsiz çalışmalardan kaldığımız yerden bahsetmeye devam ediyoruz. Moğollar, Mavi Işıklar ve Üç Hürel, yani Türk Rock Müziğine kendi üslup, duruş ve müzikaliteleri ile damga vurmuş 3 büyük isimle yolumuza devam ediyoruz,elbette diğer isimleri’de yazımızın diğer bölümlerinde anacağız. Ama şimdi o dönemlere damgasını vurmuş bu üç büyük isime odaklanalım öncelikle , haydi o zaman başlayalım

MOĞOLLAR

Anadolu Pop isimli bu yıllara meydan okuyan türün Yaratıcısı olan grup 1967 yılında ilk önce Silüetler isminde kurulur. Bu kadroda yer alan Aziz Azmet, Tahir Nejat Özyılmazel, Murat Ses Haluk Kunt ve Aydın Daruga grubun ilk öncü isimleridir. Kısa bir süre sonra Selçuk Alagöz grubunda çalan Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu gruba dahil olurlar ve  Haluk Kunt’un ayrılmasıyla da onun yerine gelen Hasan Sel gruba eklenir ve böylece efsane grubun en bilinen ve en etkili kadrosunu oluşturur, bu efsane kadro 1968 yılında İlk 45’likleri “Eastern Love/Artık Çok Geç”,i piyasa sürer ve farklı müzikleriyle iyi bir çıkış yakalar grup, ikilinin Silüetler döneminde, hatta Meteorlar döneminde de olduğu gibi bu dönemlerde sıklıkta Azmet/Ses ikilisinin ağırlığı ön plandadır ve birçok çalışmaya büyük oranda beraberce imza atarlar, Bu Başarılı plağın hemen ardından ise “Mektup/Lazy John” isimli 45’liklerini yaparlar ve hemen ardından ise kariyerlerindeki en önemli başarıları arasında sayılan Altın Mikrofon yarışmasına katılırlar  ve “Ilgaz” isimli çalışmalarıyla üçüncü olur ve ardından da en çok tanınan ve sevilen grup özelliğini taşır ve başarıdan başarıya koşarlar, fitaş Sinemasında düzenlenen konserler başta olmak üzere birçok başarılı konsere imza atmaya devam eden grup, Sahnelere Sis Bombaları atarak çıkar ,hatta bir konserlerinde Seyyal Taner’de gruba danslarıyla eşik etmiştir.tüm 1969 yılını yurtta oldukça başarılı konserler vererek geçiren grup, bir süre sonra batılı beat soundundan sıyrılarak tamamen yerel enstrümanlara yönelirler ve kendi tarzlarını oluştururlar, Temel aldıkları nokta ise Tamamen kendi topraklarımızdan çıkan bir pop sounduna ulaşmaktır ve bu türe Anadolu Pop ismini vermişlerdir. Bu tarzda yaptıkları “Dağ ve çocuk/İmece isimli çalışmalar büyük bir ilgiye mazhar olur ve bu tarzda yapılmış ilk çalışmalar olarak Türk Rock Tarihimize geçer,1970 yılının Temmuz ayında ise Anadolu Pop tarzında müzik yapmaktan ziyade daha beat ve Rock N Roll soundunu benimseyen grubun efsane solisti  Aziz Azmet gruptan ayrılır. Solistsiz kalan ekip aynı yıl Paris’e gider ve orada “Behind the dark/Hitchin” isimli 45 liklerini çıkarırlar ve aynı zamanda Tarihlerinde çok büyük bir önem arzeden ve gruba daha evvel Jimi Hendrix ve Pink Floyd’da verilen “Academie Charles Cros” büyük plak ödülünü kazandıran albümleri “Danses et Rythmes de la Turquie-d’Hier d’Aujourd’hui” yi yaparlar (Bu albüm Ülkemizde Anadolu Pop ismiyle piyasaya çıkar). Ve bu albümle gelen bu büyük ödül bugüne dek bu ülkede belki en çok gurur duyamamız gereken en önemli müzik olaylarımızdan hatta belki de en önemlisidir. Aziz Azmet’ten beri solist koltuğu boş kalan grup , bu sefer Belçika’da yolları kesişen Bir diğer Efsane Barış Manço ile birleşir ve bu efsane kadro ismine MançoMongol adını verir ve bu heyecan verici birleşim maalesef Barış Manço’nun sağlıksal problemleri nedeniyle bir süre sonra dağılır ve bu olayın ardından tekrar Fransa’ya gitme kararı alan grup , aradığını orada bulamaz ve üstelşk grubun davulcusu Engin Yörükoğlu’da orada kalma kararı alır, böylece bir eksikle yurda dönen grup daha sonra ekibe Mavi Işıklar’danda bildiğimiz usta müzisyen Ayzer Danga’ı dahil eder ve grup Alageyik destanı/Moğol halayı isimli yeni çalışmalarını yayınlar bu dönem dahilinde, bir türlü dolmayan solistlik pozisyonuna gelecek olursak bu sefer o yıl yeni çıkış yapmış ve müziğiyle büyük ilgi gören Selda Bağcan ile birleşirler ve Yalan Dünya – Kalenin Dibinde 45’ liği yaparlar ve belki farklı birşeyler olur diyerek bir araya gelen ekip daha sonra Selda Bağcan ile de yollarını ayırır.Bu olaydan bir süre sonra grubun kurucularından ve grubun soundunda büyük rol oynayan efsane müzisyen Murat Ses 1971 yılında  gruptan ayrılır( Murat Ses daha sonra çok farklı ve özel projelerle 70’lere damga vurmaya devam etmiştir, bunları yazımızın devam bölümlerinde inceleyeceğiz). Bu ayrılığın ardından grup ilk önce solist olarak  Ersen’le birleşir ve kısa bir süre sonra’da Efsane Cem Karaca ile birleşerek yepyeni bir döneme girer( Bu dönemin en önemli detayı Cem Karaca ile çalışan Kardaşlar, Ersen ile çalışan Moğollar solistlerini değişirler ve böylece her iki grupta iki farklı solist ile yollarına devam eder) Moğollar ve Cem Karaca ard arda çok başarılı olan Gel Gel – Uzum Kaldi, – Ihtiyar Oldum – Cokertme ve Obur Dunya – El Cek Tabip isimli çalışmaları yapar, oldukça başarılı geçen bu dönemden sonra Cahit Berkay grubu dağıtır ve yeniden Fransa’ya gider ve yeniden can yoldaşı Engin Yörükoğlu ile buluşarak yanlarına farklı müzisyenleri alıp Moğollar adı altında iki albüm ve bir 45’lik yaparlar, ve 1976 yılına geldiğimzde ise son çalışmaları olan ve , Fransa’da RCA firmasından çıkan “Hitit Sun’a imza atarlar ve ardından ise grubu dağıtmaya karar verirler, Yıllar boyu sessizce farklı farklı projelere imza atan Eski Moğol üyeleri, 90 larda birkez daha yeniden bir araya gelecekler şimdilik 70 lerde yani grubun efsane yıllarında yaptıkları çalışmalarından bahsettik sizlere Doksanlı yıllar konulu başlığımıza geldiğimzde  Moğollar’ı yeniden dönüşleriyle başlayan dönemlerinden bahsedeceğiz sizlere, şimdi ise 70’li yıllara damgasını vurmuş diğer bir grubumuz olan Mavi Işıklar’a geçelim ne dersiniz?

 

MAVİ IŞIKLAR

Mavi Işıklar, günümüz gençliğinde bile etkisni göstermiş bir gruptur, Yaptıkları çalışmalar ve o yıllarda verdikleri konser ve sahne Showları bugünün Türk Rock Müziğini büyük ölçüde etkilemiştir, Çetin ve Metin Yavuzdoğan kardeşler, Nejat Toksoy, Cihat Günaydın ve Zamir Manisa’dan ilk kadrosuyla 1964 tarihinde kurulan grup, 1964 yılında Tercüman Gazetesi’nin düzenlediği çekilişlerden birine katılarak, Spor ve Sergi Sarayı’nda sahneye çıkarak ilk başarılı çıkışlarını yaparlar ve ardından konserleride büyük bir ilgiyle karşılanarak devam eder, esas büyük çıkışlarını ise o dönemlerde birçok özel ismi müzik camiamıza kazandıran Altın Mikrofon Yarışması”na Helvacı isimli çalışmalarıyla katılarak yaparlar, birçok isim arasından finale kalmayı başaran grup finalde’de ikinci olmuştur, müziklerinde daha çok beat ve twist örneklerinde çalışmalar sunan grup  ilk kez düzenlenen bu yarışmadan sonra İtalya’da hazırlanan Altın Mikrofon plaklarında yer alırlar ve bu başarılı çıkışı Kanamam / Helvacı isimli çalışmalarında sürdürmeye devam ederler, oldukça başarılı olan grup büyük bir ilgiyle karşılanınca dönemin en önemli gazinoları dahil olmak üzere birçok yerde konserlerini vermeye devam eder,1966 yılına geldiğimizde grup birkez daha Altın Mikrofon’a katılmaya karar verir ve kariyerlerinde kendilerine büyük başarı kazandıracak olan “Çayır Çimen Geze Geze” ile katılır bu yarışmaya fakat sonuç yine aynıdır, grup yine ikinci olarak tamamlar bu yarışmayı ama şarkı o kadar çok sevilir ki, “Çayır Çimen Geze Geze / Pınarbaşı “ Türk Rock Tarihimize altın harflerle adını yazdırır. Bu çalışmanın ardından gelen ve beat müziğinin en sevilen örneklerinden olan “Johnny Be Goode / Justine” ı yayınlarlar ve bu çalışmada büyük ilgi görür elbette, daha sonra grubun davulcusu  Zamir Manisa askere gittiği için yerine Ayzer Danga katılır ekibe ve grup Sayan Plakla anlaşır ve 4 şarkıdan oluşan bir Ep yayınlarlar. O çalışmalardan biri olan “Ankara Rüzgarı” büyük bir başarı göstererek dünyaca ünlü grupların olduğu Top 10”a girmeyi başarır. Ayva Çiçek Açmış/Come Home/Senede Bir Gün/Slipin’and Slidin’, Kız Sen Geldin Çerkeşten/I Know What I Want/Yar Saçların Lüle Lüle/The Great Air Plane Strike of 1967, The Seventh Son/Tatlı Bela/Gözyaşları/In My World. Grubun büyük başarılarla devam eden 45likleridir. BU Başarı dördüncü yıllarında Ağla Çocuk Gibi/Giresun Kayıkları ilede devam eder, o dönem de Topkapı Festivali”elemelerinede katılan grup “Üsküdar”adlı parçayla yarışmanın birincisi seçilir bu yarışmada ve ardından da grubun en efsane şarkılarından olan ve günümüzde dahil etkisini sürdüren baş yapıtları olan İyi Düşün Taşın/Ain’t That So? Yayınlarlar ve elbette devamında kariyerlerinin ilk ve tek albümlerini ve ardından daÜsküdar/Büyükbabam Der ki ve Light My Fire/Gül Dalı’69/Ob-La-Di,Ob-La-Da isimli 45 likleriyle başarılı çıkışlarını sürdürürler. Türk Rock Müziğinde Show denince’de akıllara gelen ilk gruplardan olan Mavi Işıklar Yatak odalarını sahneye taşır, ve yataktan uyanarak kalktıkları Showları’nın devamında pijamalarla şarkılarını söylerlerdi. Sevgilim/Zaman  ve Aşk Çiçeği/Yaramaz ne oldu sana… isimli çalışmalarından sonra grup maalesef Türkiye’de arabesk akımın piyasaya tamamen hakim olması ve ülkenin içinde yaşanan dönem şartlarından dolayı dağılma kararı almıştır.Ama o bıraktıkları dönemden bu yana birçok nesil onları keşfetmiş ve yaptıkları her esere hayran olmuştur. Türk Rock Tarihimizde yeri oldukça önemli olan Mavi Işıklar’dan sonra ise bir diğer efsane grubumuz Üç Hürel’den bahsedelim biraz da haydi başlıyoruz…

ÜÇ HÜREL

Onur, Haldun, Feridun Hürel Yani üç kardeş, işte Türk Rock Tarihimizin en etkili ve en önemli gruplarımızdan olan 3 HÜREL ‘den bahsediyoruz.

1966 yılında ilk grupları olan “İstanbul Dörtlüsü”nü kurarak müzik hayatına başlayan grup, daha sonra Alagöz Orkestrası ile çalışır bir süre sonra gruptan ayrılan bu üçlü,Kabataş İskelesinde yeni gruplarının temellerini atar üç kardeş müzik yapma kararı alır.ÜÇ HÜREL isimleriyle yola çıkan ekibin ilk 45’likleri Ve Ölüm / Şeytan Bunun Neresinde’ 1970 yılında piyasaya çıkar ve büyük ilgi görür.ve bu başarının ardından birçok plak çalışması yayınlarlar hüreller, aralarında Pembelikler / Ağıt , Yara / Döner Dünya isimli çalışmaları da vardır. 1972 yılında lk önce dönemin en etkili seslerinden Ersen ile birleşir ekip ve birleşmeden Dertli Kaval / Beni Hor Görme Kardeşim isimli 45’lik çıkar, kısa süren bu birlikteliğin ardından ise bir diğer efsane grubumuz olan Moğollar’dan tam o günlerde ayrılan eşsiz yorumcu Aziz Azmet ,le birleşir grup ve Azmet’le birlikte Onbeşinde Aldım Sazı / Haram isimli 45 lik çalışma yaparlar, bu birliktelikte aynı şekilde uzun sürmez, ve aynı yıl içinde bu sederde yine bir başka efsane isim olan Alpay İle birleşir babalar ve Alpay’lada Aşk Böyledir / Gönüllerde Bahar isimli 45 liğe imza atarlar. Bu üç ismin ardından yine bir slistele çalışmaya karar verirler, o da Meral Atakök olur. Meral Atakök ile de 1972 yılında Masa Üstünde Testi / Kapı Önünde Durdum imza atarlar. Bu arada grup Anadolu Pop Müziğinde kendilerine has iki enstrümanda kazandırmıştır. Feridun Hürel in babasına anlattığı şekilde yapılan Üstü Gitar Altı Saz’dan oluşan  kendine has mükemmel bir enstrümana sahip olmuştur grup, bununla kalmayan bu dehasal yönleri bu sefer grubun davulcusu tarafından ortaya konacaktır,bakırcılar çarşısına gidip çeşit çeşit darbukalar yaptırıp bunu setup’ına ekleyen usta müzisyen tamamen kendi imalatları olan Davul Kokteylini de müziğe kazandırmıştır. 70’li yıllarda kostümleriyle ve eşsiz çalışmalarıyla Türk Rock Müziğine büyük yönde belirleyici gruplarımızın başında gelen Üç Hürel Trt ilede arası gayet iyidir ,onun dışında genellikle eğlence müziği değil dinlenmek için yaptıklarını söylerler, hatta grubun solisti Feridun Hürel genellikle performanlarını ayakta ica etmez, bu zaman içinde ne kadar da haklı olduklarının bir göstergesidir ve o yıllara baktığınızda genellikle hep zirvede tamamlarlar yılları, Ağlarsa Anam Ağlar / Kara Yazı, Madalyonun Ters Yüzü / Haram, Hoptirinom / Mutluluk Bizim Olsun, Küçük Yaramaz /Gönül Sabreyle Sabreyle ve Boştur Boş /Ben Geçerim Gönül Geçmez gibi arda arda çok önemli 45likleri ard arda yayınlamıştır grup, Bunca başarının ardından araya askerlik girer ve piyasadan kopuş bu şekil başlar, ardından gelen üzücü olaylar, (Anne ve Babalarını kaybederler)Evlilik vs derken grup maalesef müziği bırakıp, başka işlere yönelir.. Yıllar sonra ise 90’ların tam ortasında büyük bir sürpriz yaparak geri döner babalar ve resmen ikinci baharlarını yaşarlar, oralarını 90’lara geldiğimizde anlatacağız…Ve Efsane asla bitmeyeceğini birkez daha göstermiş olur herkese

Evet dostlar, bu yazımızda Türk Rock Tarihimizin 3 büyük isminden bahsetmeye çalıştık sizlere, evet 70li yıllar Rock Müziğimizin en deneysel, en öz ve en gerçekçi birçok değerli ismini kazandırdı. Bu üç büyük grubun önünde birkez daha saygıyla eğilirken, yazımızın 4.bölümünde BUNALIMLAR,FİKRET KIZILOK ve EDİP AKBAYRAM gibi çok büyük isimlerden bahsederek yolculuğumuza devam edeceğimizi bildirmek isterim, Müziğe ve sanata sımsıkı sarılmaya devam…ha bu arada devamı yolda

70’LER REÇETESİ (3)

1-Moğollar-Dağ Ve Çocuk

2- Moğollar-Yalnızlığın Acıklı Güldürüsü

3-Moğollar- Garip Çoban

4- Moğollar- Behind the dark

5-Mavi Işıklar- İyi Düşün Taşın

6- Mavi Işıklar-Helvacı

7- Mavi Işıklar- Büyükbabam Der ki

8-Üç Hürel- Şeytan Bunun Neresinde

9-Üç Hürel- Onbeşinde Aldım Sazı

10-Üç Hürel- Gönül Sabreyle Sabreyle

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın