Ana Sayfa Yazarlar Yazar: Ahmet Akgün

Ahmet Akgün

Ahmet Akgün
14 İÇERİKLER 0 YORUMLAR

Rüyadaki Tutsak

İnce, ipince bir bağ var aramızda. Göz çukurlarımızdan bileklerimize sarkan. Ve sabaha doğru, serin duvarlar arasında Tüm sokaklarla birlikte kalabalıklaşan. Veda vaktinin göreceliğinde Senin bile fark edemediğin sesler, gölgeler,...

Ölü Gibi Düş (cut-up serisi-4)

İlk ışıkla Köy cadısı Kuru, müşvik, sakin sesiyle Kanatlarımı okşadı. Gayri ihtiyari hayallerinde, Çirkin öykülerin tehditleri ile Uyudu. Uyandı. Hiçbir rüyayı hatırlayamadı. İçgüdüleri kapı eşiğine oturdu. Tembel hasatların karanlığından çıkarak, Yaşamanın neye benzeyeceğini şüphe içinde...

Uyutuldun

Uyutuldun. Bir evren büyüyordu gözlerinde, içinde kaybolduğun. Ağır birer kitle gibi kapandı gözlerin. Tüm ütopyalar ezberlenmişti. Okudum sana, başucunda; Hala koruduklarımızı düşündüm: Seni büyüten, beni yaşlandıran; Hayalimizdeki özgürlüğü, Yaratılışımızdaki ait olamama hissini ve...

Havlu (cut-up serisi-3)

Evrenin küçük bir yerinde, Küflü terlikler, Ve ışıklı çivili borular etrafında, Etinin tadını veriyorsun bana. Anlamsızlaşmış bilinç, evren kadar ince. Semaver ve tütsü eşliğinde, Siyah delikler bulunan nehirlerin altında, Basit ve...

Ölümlü Tüccar (cut-up serisi-2)

Aynaların arasından, Yeni bir haber var. Develerin onlar için ağladığı, Dizleri yırtık çocuklar; Bir nebi için dua ediyorlar. Gözü kanlı kalemlerin verdiği fikirler ile, Hayal sarsıntıları ile, Kanunsuzca. Tek soru ve tek...

Dördüncü Kat (cut-up serisi-1)

Bilmem anlıyor musun, Onun ne demek istediğini? Gırtlak kemiği çıkık; Kafası ve omuzları, Kuş pisliği yüzünden bembeyaz; Hikayelerle bana bakan sahte inci. Yapılacak son şey, Zihnimizin bastırılması. Uçak yere çakılmadan uyandırılmak. Ve dış...

Tanıdık Biri

Köprünün altından geçer gibi geçiyorlar Bulanık sular saçlarından. ''Buraya gelmeni hiç istememiştim.'' Yeşilin ve grinin tüm çirkin tonları yüzüne biraz hiçlik geçirip, Benim yüzüme ve nefesime; Senin nefesine ve...

Bu Gece Yaşlanalım

Bu gece yaşlanalım. Bir iken. Gün doğumunda ölüp, Batımında yeniden doğalım. Batıdan doğsun Güneş. Doğanlar ölsün bugün, Ölenler yeniden doğmasın. Bir tek biz. Tahtımıza oturalım. Upuzun, yaşlı gövdeli Kalın ve kirli sesli Kiraz ağacı. Bir milat...

Kurtarılmışlar

Talan edilmiş ufuklara, Zorla hayatta tutulanlara, Sokağın en çıkmazına doğru. Yıkılmış suratlar sereserpeydi. Kurallarla belirlenmiş ifadesizliklerle dolu; Bastırılmış sanrıların kursağında Kaybolup birer birer yok olan bu suratlar büyüdü. Ve enkazına da...

Yabancı

Elime uzandı, tuttu. Kalabalığın arasından koşar adımlarla yürümeye başladık. Kollarımızı açıyorduk, gülümsüyorduk ve düşünmüyorduk. Yanımızdan akıyordu mutsuz insanlar kalabalığı. Yokuş aşağı sahile doğru inen...

Bulantı

Upuzun bir şiir okudum. Eski ahşap bir sahnede. Masamda bir şişe kırmızı şarap. Genç bir oğlan bana gitarıyla eşlik ediyordu. Gizemli akorlar çalıyordu. Sarıydı sahne ışıkları ve tozlar uçuşuyordu. Gözlerimde özgürlük... Hepsi...

Akrep 1 / Yelkovan 5

Yorgunum dostum, yorgunum dedi. Ayak sesleriyle donanmış bir bar iskemlesine oturdu. Keskin bir içki istedi barmenden. Kayboldum dedi. Bekliyorum. Nerede olduğun önemli değildir beklediğinde. Her şeyi unutmam gerek dostum dedi...

Gezgin

Hep bir gezgin olmayı dilerdim. Seni tutturmak bir türkü gibi dilime. Kimsenin olmadığı limanlarda, Dolunayın uzandığı gibi uzanmak denize. Yıldızlara bakmak ve seni görememek. Hayalinle hayal kırıklığımı küstürmek. İçindeki deniz...

03.30

Gece hayat vardı. Birilerinin bilmemesine muhtaç ve büyümekten delicesine korkan büyük karanlık. Çatı katlarının yıldızlarla buluştuğu geceler; Kurumuş bir kan ve bir delik kanepe. Yakılan lastik, Toplanan kağıt, Üflenen duman...