Berk Kuruçay ve Emirhan Perker ile ”’Yalnızlar Rıhtımı; Çizgilerle Türk Rock Tarihi’’İsimli Kitapları Üzerine Çok Özel

 

Öncelikle kitabınız ‘’Yalnızlar Rıhtımı; Çizgilerle Türk Rock Tarihi’’ hayırlı olsun, kesinlikle son zamanlarda okumaktan büyük keyif aldığım çok değerli bir çalışma olmuş, bizlere bu kitabı oluşturmak için size bunu hissettiren o güzel hissiyattan bahsetmek ister misiniz, kısacası bu fikir nasıl gelişti?

B.K: Teşekkürler… Zaten başka işlerle uğraşırken sürekli arka fonda çalan şarkıların, uğraştığımız işin bir parçası olması gerektiğine karar verdik. Sıkı bir araştırma süreci ve ardından gelen “hadi, yapıyoruz!” gazıyla projeye başladık.

E.P: Çok riskli bir iş bu aslında. Ne yapsak beğenmeyecek ve daha iyisini isteyecektik çünkü bu grupların hepsinin bizde ayrı ayrı yeri var. Ama ne mutlu ki “bitti!” dediğimiz anda tamamiyle içimize sinen ve gerçekten sevdiğimiz bir iş ortaya çıktı.

Kitap hem çok değerli çizimlerle, hem de çok değerli bilgilerle dolu, peki bu çalışmayı hazırlarken 50’li yıllardan bugüne gelen Türk Rock Tarihi içinde gezinirken, en önem verdiğiniz nokta ne oldu?

B.K: Geçmişten günümüze birçok grup ve isim yer aldığı için bazı bilgilerin doğruluğunu teyit etmek ve kitapta kullanmak biraz hararetli bir süreç oldu.  Olabildiğince objektif yaklaşmaya çalıştım. Kısa ve öz, net bilgileri tercih ettim. Okurun aklında kalacak ve grupla ilgili bir izlenim uyandıracak bilgileri seçmenin daha doğru olacağını düşündüm.

Kitabın bir diğer özelliği Türk Rock Tarihi içinde farklı türler (Anadolu Pop, Hard Rock, Progresf Rock, Heavy Metal gibi) icra eden birçok ismin yer alması ve bu isimlerin sadece çok bilinen şehirlerden de ziyade çok farklı şehirlere de yer vermeniz olmuş, bu isimleri seçerken nelere dikkat ettiniz?

B.K: Mainstream grupların haricinde, bu kültürde ve tarihte yer edinmiş ancak pek de sesini duyuramamış ya da dağılmış gruplardan da bahsetmenin güzel olacağını düşündük. Zaten mainstream gruplar hakkında bilinen onlarca şey var. Onlarda da bilinmeyen veya gizli kalmış bilgileri, sağdan soldan duyduğum efsaneleri ve kendilerinden dinlediğim konser anılarını kullanmak gibi bir yol izledim. Böylelikle kitabı da benzerleri gibi olmaktan kurtardık.

Kitap birçok sürprizle dolu, örneğin her sayfada bir kod var ve o kodu girdiğimiz zaman sürpriz şarkılarla buluşuyoruz. Bu Fikir nasıl gelişti?

B.K: Valla bunu üstlenemeyeceğim… Tamamen, editörümüz Mesud Ata’nın fikriydi. Böyle bir şey yapsak nasıl olur dedi, biz de “harika fikir!” deyip atladık.

Türk Rock Müziği adına daha evvelde birçok isim kitaplar yazdı fakat siz gerçekten bu anlamda bir ilke imza attınız ve bence kesinlikle bu çalışmanızla Türk Rock Tarihine geçtiniz. Dolayısıyla sormak isterim, okurlardan aldığınız genel tepkiler ne yönde?

E.P: Herkes çok beğendi. Mesajlar, mailler geliyor bir sürü. Bu da bizi çok mutlu ediyor tabii. Yaptığınız işin, verdiğiniz emeğin karşılığını almak çok güzel bir his.

‘’Yalnızlar Rıhtımı; Çizgilerle Türk Rock Tarihi’’ okurken, bence kesinlikle devamı gelmeli diye düşündüm. Ve elbette sormak isterim, bu çalışmanın 2.si‘de gelecek mi ve bizleri ne gibi sürprizler bekliyor olacak?

B: Güven Erkin Erkal’dan tut Bilge Kösebalaban’a kadar herkes aynı şeyi söyledi. Okur da çok istiyor ama bakalım. Gelecek neler gösterir bilinmez, yapacak durumda hissedersek yaparız. Haberiniz olur mutlaka…

Türk Rock Tarihimiz birçok yönden çok özel grup ve isimle dolu, şöyle bir düşündüğünüzde Tarih’e adını gerçekten altın harflerle yazdırmış isimler arasından en sevdikleriniz kimler diye sorsam?

B.K: Hayko Cepkin benim için farklı bir yerde. Bir kere, aynı semtin çocuğuyuz; Kurtuluş… Cem Karaca’nın o öncü tavrı ve yaptığı dünya çapında işlerle her zaman kalbimde. Athena ise hiç bitmeyen enerjisi ve ruhuyla hem güldürür hem ağlatır bir grup olduğu için çok özel…

E.P: Kargo, 20’li yaşlarımın en güzel grubudur. Ünlü’nün hakettiği değeri görmemesi beni hep üzmüştür. Pentagram ise gençliğimden bu yana hala bana bir şeyler katmaya devam etmekte, o yüzden bu üçü diyebilirim.

Siz genel olarak Türk Rock çatısı altında yer verseniz de aynı zamanda bir metal müzisyeni olarak şunu da sormak isterim. İleride Türk Metal Tarihi adına da bu tarz bir kitap çalışmanız olabilir mi?

B: Neden olmasın. Ülkemizde metal müzik adına da çok güzel işler üretiliyor. Umarım bir gün o da olur.

Ülkemizde Edebiyat ve Müzik adına çok değerli fanzinler’de çıkıyor, bu çalışmalar hakkında görüşleriniz neler?

B.K: Kendi çapında çok güzel işler yapan fanzinler var. ÇUBUK fanzin var sıkı bir takipçisi olduğum. Fanzinler olmasaydı şuan ki ana akım dergilerin hiçbiri varolamazdı, o yüzden “yaşasın fanzin!”

Sizlere bu özel röportaj için sonsuz teşekkür ederken, başarılarınızın da devamını diliyoruz. Son olarak bu satırları okuyan dostlarımıza neler söylemek istersiniz?

E.P: Sizin gibi, uğraşan, emek veren ve didik didik araştıran fanzinleri takip etmelerini öneririz. Yeni projelere devam edeceğiz, o yüzden beklemede kalın. Herkese selamlar, sevgiler!

Berk Kuruçay ve Emirhan Perker bugüne kadar birçok önemli yerde çalışmış, değerli isimler ve dolayısıyla onlar hakkında ufak bir bilgilendirmenin yerinde olacağını düşündüm.

BERK KURUÇAY

Kapıdan baktırmayan bir Mart gününde Beyoğlu’nda doğdu. Çocukluk yılları Kurtuluş’ta geçti. Ne gariptir ki gençlik yıllarını da Kurtuluş’ta harcadı. 12 yaşından itibaren mizah dergilerine ilgi duymaya başladı. İlk olarak Leman, ardından KaraKarga Dergi ve sonrasında da OT Dergi’de yazıları yayınlandı. Biraz müzikten anladığını farkettiği an, müzik yapmaya başladı. Leonard Cohen, Bob Dylan ve Tom Waits’in şarkılarının hikâyelerini içeren üç adet kitap yazdı. Üniversiteden arkadaşlarıyla birlikte bir börekçi masasında kurdukları  “KA-FA 1500” isimli grubuyla albüm çalışmalarına devam etmekte ve çeşitli mekânlarda sahne almaktadır. Halâ Kurtuluş’ta yaşamakta, gerçekleştirdiği astral seyahâtlerle başka semtlere de uğramaktadır…

EMİRHAN PERKER

Çocukluk yıllarını Beylerbeyi’nde elindeki tahta gitarı ve Angus Young kostümüyle mahallede fırtınalar estirerek geçirdi. Daha çok küçük yaşlardan itibaren resim yarışmalarından ödülleri toplamaya başladı. Navigasyonunu biraz daha genişlettikten sonra, gençlik yıllarını Kadıköy’de geçirdi. Bu dönemde elektro gitar çalmaya başladı, ilk gitarının akordunu Hakan Utangaç yaptı. Müzik hayatına ara veren Perker, HIBIR Dergisi’nde profesyonel çizerlik hayatına ilk adımlarını attı. Ardından Leman, L-Manyak, Harakiri, Penguen, OT, KaraKarga, Haftalık, Boxer, Cnbc-e Business ve TRT Çocuk gibi çok sayıda gazete ve dergide karikatür ve illüstrasyonları yayınlandı. “Replikler” ve “Leonardo Da Vinci” isimli iki kitabı bulunmaktadır. OT’da çizmeye devam ediyor…

 

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın