The following two tabs change content below.
enjolras
İstanbul - Neo-Beat 'Diyelim ki sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.Neler olacağını merak ettim.Hepsi bu.' twitter.com/enjolrasx
enjolras

Latest posts by enjolras (see all)

tumblr_mam6s7jhj71qfji2jo1_500

1.
-Bir sigara yak, dedi Bugsy. Karışık saçlarını biraz silkeledi ve eli tekrar gürültülü çakmağına uzandı.
-Bilirsin ki, ben sigara içmem Bugsy, dedim.
-Biliyorum ama unuttum. Çok unutkanım bu sıralar.
-Hayatı iç Bugsy, hoş endikasyonları var.
-Felsefeden hiçbir zaman geçemezdim, dedi.
Bugsy ne kadar ilgisiz görünse de, sosyoloji terkti. Doktorasını sokaklarda yapıyordu.Gece uzundu o gün, hem de çok uzundu…
-Sevgilim terk etti yine, dedi arabaya binerken. Hızlıca birkaç caddeyi geride bıraktık. “Burada dur Bugsy” dedim. ”Aradığımız yer burası.”
Arabadan bir hamlede indim. Sokaktaki bütün lambaları kırmışlardı.
“O kızı sevmiştim oysa” diye devam etti. Sistematik olarak saçmalardı Bugsy.
Aradığımız binayı fark etmem zor olmadı. Gece yarısı 1 civarında olmalıydık. Dışarıdan kapalı gibi görünse de, girdiğimiz salon tıklım tıklım doluydu. Buna karşın konuşan neredeyse kimse yoktu. Sanki bizi bekliyormuş gibiydiler ama ben hiçbiri tarafından tanınmadığımıza emindim. Profesörü andıran sakallı bir adam endişeli şekilde yanımıza geldi. ”Beklenmiyordunuz” dedi.
-Davetiyesiz dolaşıyoruz, diye karşılık verdi Bugsy.
Adam ısrar etmemesi gerektiğini anlamıştı. Masalardan sadece biri boştu. Sandalyeyi çekip masaya kurulduk. Gözler hala üzerimizdeydi, geleceğimizi çok önceden duymuş olmalıydılar ama o an bunu önemsemedim. ”Eğlence başlasın” dedim. Başladı. Salonda hiçbir şey aynı kalmadı sonra. Hatta çok karmaşık olaylar oldu o bir saat boyunca…

2.

Çıktık oradan. Çıkışta bizi üç kişi karşıladı.Bunlardan birisi yaşını çıkaramadığım tuhaf bir kadındı. Diğeri 5-6 yaşlarında ve niçin orada olduğu şüpheli bir çocuktu, elinde plastik bir top tutuyordu. Üçüncüsü ise sağlıksız bir yaşantıdan çökmüş, 20’li yaşların başında olmasına karşın, 40 yaşında gösteren bir gençti.
Önce kadın yanımıza sokuldu ve “Çok geciktiniz” dedi. Kadını tanımıyorduk. Sonra çocuk topu havaya fırlattı ve “Burada artık oyun oynayan bir çocuk kalmadı” dedi. Son olarak 40 yaşlarında gösteren genç elini uzattı ve “5 dolarınız var mı” dedi.”5 yenimiz olacak” diye karşılık verdi Bugsy. Kadın sokulduğu için, kadını da biraz itelemesi gerekti.
Küçük çocuğu yerden aldım ve havaya kaldırdım.”Sana çok önemli bir şey söyleyeceğim genç” dedim:
-Geçmişi olmayan bir adam, bir gün sonsuzluğu aramaya çıkmış. Yolun sonuna geldiğinde görmüş ki, orada biri tarafından bekleniyormuş. ”Kimsin sen” demiş bekleyene. Meçhul kişi, “Eline bir ayna al ve onun içinden bak bir de” demiş. Geçmişi olmayan adam, çevrede bir aynacı olup olmadığını sormuş. Meçhul kişi, “Yola bir aynacıdan çıkmadın mı zaten”demiş. ”Şimdi geri dön ve um ki, belki bütün aynalar satılmamıştır.”

-Vay canına, dedi yanımda duran 40 yaşında gösteren genç.
-Bu öyküyü anlattığın çocuk, bir daha iflah olmaz, dedi Bugsy.
-Biri bana bu öyküyü anlatsa, … ….. ……, dedi tuhaf görünüşlü, saç boyası akmış kadın.
Çocuğu tekrar yere indirdim ve “Bu onun öyküsü. Siz karışmayın” dedim.

tumblr_n1x1n7Af151s7ezoro1_500

3.

Ayrıldık oradan da… Sokağın ortasında büyük bir ateş yakmışlardı. 10-12 kişilik bir kalabalıkla karşılaştık. ”Bunların hepsi sıyırmış” dedi Bugsy. Gerçekten de o soğuğa karşın, içlerinden birinin üzerinde mesela sadece boxer vardı.
Bu insanların niçin bir araya geldiği anlaşılamıyordu. Görünen her noktası dövmelerle kaplı kadın, “Ateşimize katılmak ister misin” diye sordu. Ona fazla ilgi göstermedik. 70’li yaşlarda, Livorno formalı bir adam gördük. 9 numaraydı: Maxim Tsigalko. Kesin Championship Manager’le bir ilgisi var diye düşündüm. Ortalarında oldukça kısa boylu, kıvırcık saçlı, sokak şarkıcısı bir kız vardı. Edith Piaf’ı andırsa da söylediği şarkı bir marştı: The Star Spangled Banner. ”Neden Amerika’nın marşını söylüyorsun” dedim.
-Bir aşk şarkısı sanıyordum.
-Gerçi sen ne sanıyorsan odur, dedim. As Tears Go By’ı söyle. Bu gece bütün gerçekçilerin kaybettiği bir gece olacak.
-Bu gece bütün gerçekçileri ipe dizeceğiz, dedi Bugsy.

1620760_10151947569914639_767420968_n

4.

Saat bir şekilde 5.30 olmuştu. Bir kaldırım bulup oturduk.Nereden çıktığı belli olmayan bir sokak satıcısı geldi ve bize sosisli sandviç ikram etti. Kibarca reddettik. O geceki yegane kibarlığımız bu olacaktı.
“Birileri geçsin de izleyelim” dedi Bugsy.
Tam o sırada orta yaşlı bir kadın fino köpeğiyle önümüzden geçti. Makyajı çokça akmıştı ve çokça sarhoştu.
5 dakika sonra iki kişi koşarak önümüzden geçti. Sanırım birbirlerini kovalıyorlardı. Onlara fazla yoğunlaşmadık. Sonraki 10 dk. boyunca kimse geçmedi.
“Şehirler ölmüş” dedi Bugsy. “Daha güneş bile doğmadan sokakları boşaltmışlar. Üretim hatası pislikler!”
“Sabırlı ol Bugsy” dedim. ”Birazdan önemli bir şey olacak. Beklemesini bil ki sana gelsin.”
“Ben bekleyemem” dedi. Ayağa fırladı birden. Çevrede koşturdu biraz. O sırada ben de meydandan uzaklaşıyordum. Köşedeki taksiciyi durdurdum ve pek bilinmeyen bir sokağın adını söyledim.
Taksici “Hala oraya gidenler var mı” dedi. “Emin ol var” dedim.
O sırada güneş doğuyordu bir yandan da. Işık öylesine gözümü alıyordu ki, daha fazla bekleyemedim. Taksiyi durdurup indim. Vampirleri andıran bir reaksiyondu bu ve bütün reaksiyonlar gibi geçiciydi. Çamura düşen pelerini yerden almadım. -5 dereceydi ve tişörte rağmen üşümüyordum. Asfaltın hemen kenarında beyaz elbiseli iki çocuk ip atlıyordu.
Gecenin bittiğini görebiliyordum. Hedeflediğim şey bu değildi kesinlikle. Hayır! Telefonum çalıyordu. Ani bir refleksle açtım.Karşımdakinin daha konuşmasına izin vermeden dedim ki:
– Geçmişi olmayan bir adam, bir gün sonsuzluğu aramaya çıkmış!

 

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın