Büyük Depresyon

The following two tabs change content below.
JimiDylan

Latest posts by JimiDylan (see all)

lennon-dylan

Müzik başlı başına soyuttur. Güzel bir müziği 6 milyar kişi de dinlese güzel müzik her zaman güzel müziktir.

Maalesef günümüzde en popüler akım, kesin çizgileri olan popüler karşıtlığıdır. Halbuki bir olguyu eleştirirken sadece popüler olduğu için eleştirmek belli bir kitle görüşünün kölesi olmaktan başka bir şey değildir. Ve maalesef bu yüzden sahneler herhangi bir duruşu olmayan içi boş metal grupları ile doldu.
Amerika’da siyahi vatandaşların beyazlarla eşit haklara sahip olmasında öncülerden biri olan Vietnam savaşında ülkesini yerden yere vuran,
müzik dahisi Bob Dylan’ın, Neil Young’ın popüler olduğu için eleştirildiği ve Türkiye’de 10 15 liraya konser verdiği bir süreçte sıkışıp kaldık.
Ne 60’ların ne 70’lerin ne de 80’lerin görüşlerine sahibiz. Sahip olduğumuz tek şey büyük depresyonlar…
Sanırım bu depresyonlardan çıkarken en kolay yöntem olan en sevilen şeyleri eleştirmeye ve kendimizi özel hissetmeye ihtiyacımız var.

Peki iç savaşımızı nasıl vereceğiz?

Toplumu dışlayarak, kabul görmüş ve kitlelerce sevilmiş şeyleri eleştirerek mi? Aslında o büyük depresyonumuzu böyle yenebiliriz. Köşemize çekilip İmagine’ı eleştirelim. Büyük kitleleri eleştirelim. Onların inançlarını ve sevgilerini yorumlarımızla sahteleştirelim. Dünyanın en doğru görüşlerinin kendimizde olduğuna inanalım. Zevk açısından kendimizi bir otorite haline getirelim. Depresyondan kendimizi narsisizmden yüksek dozda alarak kurtaralım. Hadi youtube’da izleyici sayısı 10 bini geçmemiş İskandinav bir black metal grubu bulalım.

Belki de başka bir yol daha vardır.

The Wall’daki protest kitleye ortak olalım. Birlite Pink Floyd söyleyelim. Hem unutmayın Tanrı müzisyen olsaydı o da Pink Floyd’dan coverlardı. Ve İmagine’ı ve diğer tüm şarkıları birlikte söyleyelim. Ortak hayallerimizin olduğunu kabul edelim. Apolitik yaşamanın vicdanımızı rahatsız etmeyeceği bir toplumu düşleyelim. Daha önce hiç tanışmadığımız güzel insanları hayal edelim. Yüzümüzde hafif de olsa samimi bir gülümseme oluşturalım.  Farklı bakış açılarını deliler gibi arzulayalım. Sürekli yeni insanlar tanımanın peşinde koşalım. Onların bize çok şey katacağını kabul edelim. Onlarla uzun bir yola çıkalım. Uçsuz bir dağa tırmanalım. Ve tırmandıkça görüş açımızın genişlemesiyle huzuru yakalayalım.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın