çarpık kentlerin çocuklarıydık

öyle kendi halimizde

halk plajına giderdik bazen

güneşin altında o kadar özgürdük ki

motorlara binerdik bazen hür ve rüzgarlıydı yollar

güneşin ve esintinin altında havuza gitmeyi severdik

yağmurda yüzmek çok hoşumuza giderdi

bir simit bir ayran ile şiirler yazabilirdik

çayı demli içerdik

sigarayı filtresiz

müziği ve şiiri çok severdik

şehrin gürültülü sokaklarının arasında

tablalarda satılan tantuniyi en özel restoranta yeğlerdik

öyle kendi halimizdeydik işte

parayı sevmezdik

elimizde olsa kitap karşılığında alışveriş yapardık

müslüm gürses de dinlerdik

tom waits de

cemil meriç de okurduk

jack kerouac da

jack london’ı çok severdik

makinistlere selam verirdik

tren raylarında yürür

adana demirspor’u için ölürdük

neyse

dediğimiz gibi

öyle kendi halimizde

çarpık kentlerin sahipsiz çocuklarıydık

yaşımız büyüyordu , acılarımız da

ama biz

sanmıyorum

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın