The following two tabs change content below.
enjolras
İstanbul - Neo-Beat 'Diyelim ki sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.Neler olacağını merak ettim.Hepsi bu.' twitter.com/enjolrasx
enjolras

Latest posts by enjolras (see all)

CİNSEL DEVRİM

tumblr_mq57ikZw4B1s642sho1_1280

Cinsel Devrim Nedir?

Devrim, sistemin kozmosun yasalarına göre yeniden düzenlenmesidir. Bugüne kadar “devrim” sözcüğünden sadece siyasi yapıların dönüştürülmesi anlaşılmış, kültür devrimi çoğunlukla es geçilmiştir. Oysa kültür devrimiyle yola çıkmayan hiçbir hareket devrimci olarak adlandırılamaz. Kültür devrimi ise her şeyden önce cinsel devrimle başlar.
-Nedir cinsel devrim? Cinsel devrim, bireyin kendi bedeni üzerinde tam olarak kontrolü sağlamasıdır. Bu dönüşümü gerçekleştiremeyen bireyler, bedenleri üzerindeki kontrolü aileye, devlete ve geleneklere teslim ederler.

tumblr_n3ybwwSYOh1ry3vfwo1_500

Cinsel Devrim ve Zen

Zen, insanı bedeninin içine kapanan sınırlı bir kütle olarak değil, sonsuz yaşam coşkusuna açılan bir enerji bölgesi olarak alır. Kozmosla birleşmenin tek yolu aşktır. Sistem kitleleri ritüellere boğarak cinsel devrimi ya durdurur ya da Batı’da olduğu gibi deforme eder. 70’lerden itibaren kültürel açıdan bir çöküş içine giren medeniyet, cinsel devrimi de mekanik bir girip çıkmadan ibaret olan pornografiye indirgedi. Böylece batı ülkelerinde cinsel tabular yıkılsa da, kadını salt bir haz objesi olarak alan kapitalizm, sürecin deneysel yönünü yok etti ve Uzakdoğu’ya yönelen seks turizmini de içine alan sapkın bir endüstri gelişti. Kapitalizm gibi hastalıklı bir sistemin, bu eğilimleri nasıl coşkuyla karşıladığı anlaşılabilir. 

Sexofobianın nedeni  kendini dış dünyaya kapatmaktır. Dış dünya öyle ürkütücü bulunur ki oradan gelecek herhangi bir uyarım, içgüdüsel açıdan tehdit olarak algılanır. Bu evrede takılı kalanlar(En başta Oedipus kompleksini aşamadıkları için), asla hayatın derinliğine nüfuz edemezler. Onlar kendini sadece bedenlerinden ibaret gördükleri gibi bedeni de iğrenç-yasak-kirlenen bir obje olarak kabul ederler. Bedene yönelen bu tiksinç düşmanlık duygusu, kendini aşağıladığı ölçüde, kült figürler yaratma eğilimine girer. Aşağılanmak, ezilmek ister. Porno sektöründeki sadist-mazoşist içerik, bu beklentileri karşılama amacıyla üretilmektedir.

B7RkX9MIUAAuBrH

Cinsel Devrim ve Beat Kuşağı
Beat Kuşağı, cinsel devrimi varoluşun bir bütün olarak duyumsandığı psychedelic bir süreç olarak ele aldı. Bu aşkın en kutsal biçimiydi. Beatnikler hayata dair her şeye karşı coşkuyla doluydular. Sistemin kurallarına göre değil, doğanın kurallarına göre yaşadılar.

Cinselliğin, insan metabolizmasındaki önemini bilimsel açıdan ilk kavrayan isim Freud’du. Ne var ki yaptığı keşfin sonuçlarından dehşete düşen ve muhafazakarların tepkisinden çekinen Freud, vardığı sonuçları olabildiğince yumuşatarak cinsel devrimi yadsıdı. Freud’un yarım bıraktığı işi ise Wilhelm Reich tamamladı.W. Reich, bilimsel açıdan kozmosu enerji üzerinden yeniden tanımlamayı başarmış ve cinsel işlevlerin bu enerjinin dağılımındaki yaşamsal önemini keşfetmişti. Reich’a göre kanser de doğrudan bu enerjinin örselenmesinden ileri geliyordu. Viyana’da tıp okurken W. Reich’ın tezleriyle tanışan W. Burroughs bu tezleri işleyerek Amerika’da ilk kıvılcımı başlattı ve Beat Kuşağı’nın caz ve yol deneyiminin ardından cinsel devrimi merkezine koymasında belirleyici isim oldu.

counterculture

Cinsel Devrim ve Rock ‘n’ Roll

Rock ’n’ Roll yaşama dair tüm formların bileşkesidir. Rock ’n’ Roll’la ilk tanıştıkları dönemi anlattıklarında Lennon-McCartney, sanki suç işliyormuş gibi hissettiklerini itiraf edeceklerdir. Rock ‘n’ Roll, toplum tarafından yaşamsal fonksiyonları zayıflatılmış bedenleri özgürlüğüne kavuşturdu. “Beat” sözcüğünün doğrudan müzikle ilişkisini değerlendirirken, Beatniklerin yaşamın yeni ritmini keşfettiklerini söylemek gerekir. Bu ritim caz ve blues üzerinden ifade edilmiş sonrasında ise Rock ‘n’ Roll’a ve psychedelic müziğe evrilmiştir. 60’lı yıllarda yaşanan hızlı aydınlanma, Rock ‘n’ Roll’un canlı bir akım olarak gençliğin damarlarında duyumsanmasıyla doğrudan bağlantılıdır.
Despotik iktidarlar, cinselliğin bir meta olarak satın alınabilen düzeyde, bir”düzüşme”olarak kalmasını isterler. Kadın burada bir haz aygıtına dönüştürülür. Pop kültürünün kadına biçtiği rol de tam olarak budur. 

B76GViYIUAM28wV

Beat Kuşağı, 2.Dünya Savaşı sonrasının Amerika’sında, bir anlamda sistemin kafasına vura vura gençleri özgürleştirmişti. 50’lerdeki Beat çılgınlığının ardından gelen ütopik 60’lı yıllar, ilk kez gençliğin kontrolü tümüyle eline alarak tarihi yazdığı süreçtir.

Cinsel Devrimin Yanlış Yorumlanması

Cinsel devrimin çağımızda iki farklı yanlış yorumu ön plana çıkmıştır. Birinci grupta yer alan “hedonistler” cinselliği salt fiziksel açıdan ele almakta ve onu sapkın bir fetişizme indirgeyerek saptırmaktadır. Batıda yaşandığı iddia edilen cinsel devrim, böyle bir görünüşe sahiptir. Çünkü kapitalizm içerisinde “cinsel devrim” gerçekleştirilemez. İkinci grupta ise gelenekçi çevreler yer almaktadır.Onlar cinselliğin yeme-içme, uyuma gibi temel bir yaşamsal fonksiyon olduğunu reddederler. Bunun sonucu olarak hızla yükselen nevroz, tecavüz vakaları ve kültürel bozulma toplumu kırıp geçirir.

B_T8gaOW4AA3VgS

Cinsel Devrim ve Neo-Beat

Neo-Beat’in “Çare Cinsel Devrim” çıkışı henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Burada dile getirilen yaşamı sadece seks üzerine kurmak değildir. Aksine, bu temel yaşamsal fonksiyonu yadsıdığı için, ilgilendiği her şeyi seksin seyrelmesi ya da yoğunlaşması olarak algılayan ve bu nedenle yaşam enerjisini yitirmiş hastalıklı zihinleri özgürleştirme çabasıdır.

Beat Kuşağı, 50’li yıllarda Kültür Devrimi’nin geldiği son noktayı temsil etmekteydi. Onların savunduğu değerler ancak 60’ların ikinci yarısında kitlelerle buluşabildi. Aradan geçen onlarca yılın ardından teknolojik açıdan büyük atılımlar gerçekleşse de, kültür devriminin yarım bırakılması toplumsal bir çöküşe neden olmuştur. Bu nedenle, “60’larda yarım bırakılanı tamamlamak” çağımızın en önemli misyonudur.

enjolras

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın