Devinim

The following two tabs change content below.
kisiselmanifesto

kisiselmanifesto

Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.
kisiselmanifesto

Latest posts by kisiselmanifesto (see all)

1891093_10153878821155601_993036059_n

Hiç kimse bildiği şeylerden vazgeçmez; yalnız bilmediğimiz şeylerden vazgeçeriz. Gençlerin, olgun ve yaşlı insanlardan daha az bencil olmaları bu yüzdendir.

Yaklaşık olarak, 2 aydır çalışmıyorum, kendimi dört duvara hapsedip, yalnızlıkla kendimi arındırmaya çalışıyorum. 2 aydır karanlık bir oda da; internetten, telefondan, insanlardan, yağmurlardan, tüm bu yaşam denilen safsatadan arındırmaya karar verdiğimde, tüm planım plansızlığımdı. 2 aydır kuru ekmek yiyorum, birikmiş kira, elektrik ve su borcu sikimde bile değil. Arzularımı ve tutkularımı frenlemem zorluyor, yaşam acısını hissedebiliyorum. Aşk yok, tutku yok, heyecan yok, seks yok, iletişim yok, ses yok. Aç kalmamak için ara sıra sahafa çıkıyorum, birkaç popüler Bukowski kitaplarımı satıyorum, eminim Chinaski benimle gurur duyardı!

İçimde hiçbir ölme isteği yok, tıpkı yaşama isteği olmadığı gibi, daktilomu zorluyorum, belki gerçek salt benliğimi bulabilme heyecanıyla bir şeyler yazıyorum, okuyorum, yırtıyorum, daktilo şeridi ile akıl almaz oyunlar ve cama çarpıp duran yağmurun odamda ki yankısı oldukça ürkütüyor, ürkünün dibine dalıyorum, belki birkaç kırıntı bulabilirim diye, bu bile bazen hiç olmadığın bir yerde olmak istemediğin huzursuzluğun aynı hissini veriyor. Dayanamıyorum.

Sıkılıyorum, olduğundan daha çok sıkılıyorum, fakat sıkılmanın en dibi nedir diye merak ettiğimden hiç bir eylem gerçekleştirmeden bekliyorum, Bukowski’nin düzdüğü birkaç kadını gözümde canlandırıyorum, vazgeçemediği vosvosunu ve 70’lerin Chelsea Hotel’ini, Sunset Bulvarını. Düşlerim roman kahramanlarındaki sürtüklerden başkaları olmuyor, bu bir şizrofreni atakları olmalı diye kendimi telkin ediyorum. Sosyallikten kaçıp nereye saklanabilirim diye düşünürken, yatağın altına geçiyorum, elimde el feneri ile kaçınılmaz hamam böcekleri avına çıkıyorum. Başaramıyorum.

Kendimi kötü hissetmiyorum, aksine normal yaşamda ki rahatsızlığımdan daha rahatım, ama bir şeyler eksik, eksiklik hissediyorum. 62’inci gün ve delirmek üzereyim. Evimde satacağım kitap kalmadı, birikmiş kira, su, elektrik ve bu lanet kapital zımbırtılardan başka bir şey yok. Hala daha intihar düşüncesi yok aksine kurtulma, kaçma, yola çıkma eylemlerini sorgulama evresine geçtiğimi görüyorum. Dışarıda akıl almaz bir kaos, odamdaki dartın duvara saplanan oklarında yankılanıyorum. Biraz daha kuru ekmek yemeliyim, biraz zeytin. Acıkıyorum.

Öğreti olarak edindiğim çeşitli meditasyon metotları deniyorum. Astral tekniklerini, drug deneyimleri ile harmanlayıp lucid rüyalarda yaşam alanları arıyorum, belki arafta kalırım korkusu ruhumu çakralarımdan çekiyor, tırmanamıyorum. Artık korkudan başka bir şey hissetmiyorum. Tamamiyle ruhsal bir çöküntü ve duvarlar var. Yıkılmalı.

76 gün süren bu deneysel arınma metodunun hiçbir işe yaramadığını aksine ruhsal olarak kendime daha derin çukurlar kazdığını anladığımda, dışarı çıktım, marketten bir ekmek aldım, 9 kilo vermişim, insanlarla iletişim kopukluğu yaşıyorum, basit egoları gözlerime bir iğne gibi batıyor, uzaklaşıyorum.

Toplum koca bir ego yığını!

Ağır bir kış bitiyor ve tedavi süreci başlıyor. Gittiğim doktor, 6 seanslık parayı peşin çekiyor kartımdan ve bana dolabından çikolata alabileceğimi, dilediğim gibi rahat oturabileceğimi ve siyasetten başka bir şey konuşmuyor, sadece el altından xanax verdiği için mi geliyorum buraya diye düşünüyorum, dinlemek ve Osho’nun siyasi travmalarını böylesi kapital bir sömürü içerisinde ne derece halka pazarlandığını görünce tiksinmeye başlıyorum. Bitiyor, bitmeli.

Motorun üzerinde 120 km/h ile devam ederken buluyorum kendimi, tek düşündüğüm buymuş oysa, yaklaşık olarak 45 dakika geçmiş, neden sorguluyorum? Sorgulamaya ihtiyacımız mı var?

Geriye şu nokta kalıyor: Zaman yok ise, nasıl oluyor da zamansal bir düzene göre yaratılmışız? Gerçeklik hep özdeş ve devinimsiz ise, nasıl oluyor da her zaman farklı ve devingeniz?

Hatırlatmadın, haziran sonlarında çocukluğumu yakamadık!

Paylaş
Önceki İçerikBeatnik ve Hipsterlik
Sonraki İçerikBen’de Kayboluş
kisiselmanifesto
Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın