DÜNYA’NIN EN MUHTEŞEM VARLIKLARI

The following two tabs change content below.
EnginYILMAZ

EnginYILMAZ

EnginYILMAZ

Latest posts by EnginYILMAZ (see all)

silvestre-machado-25-year-old-woman-with-finger-in-a-glass-of-wineAylin ile geçen yaz tanışmışlardı. Onu bir bankın üzerinde fena halde dayak yemiş olarak bulmuştu. Burnundan, ağzından ve suratından akan kanlar yüzünde kurumuş, saçları perişan, üstü başı yırtılmış, kolları ve bacaklarında muhtemelen kemer ya da benzeri bir şeyle yapıldığı şüphe götürmeyen dayak izleri vardı. Öylece bankın üzerinde yatıyordu. Aylin’i ilk gördüğünde ölmüş olduğunu düşünmüştü. Yanına gidip nabzını kontrol etmişti. Hayattaydı hâlâ. Hemen Aylin’i alıp en yakın hastaneye götürmüştü.

Aylin kendine geldiğinde, hastane odasında olduğunu anlamıştı. Gözleriyle odanın içini süzerken, yatağın sağında kalan kanepenin üzerinde uyuyan Sedat’ı görmüştü. Önce şaşırmıştı. Endişelenmişti hatta. Sonra tekrar hastanede olduğu aklına gelince, doğal olarak güvende hissetmişti kendini.

Birkaç gün sonra hastaneden taburcu etmişlerdi Aylin’i. Ama gidecek bir yeri yoktu. Sevgilisi tarafından öldüresiye dövülmüş ve evden atılmıştı. Sedat kendi evine gelmesi konusunda ısrar etmişti. Aylin ilk başta istemese de mecbur kalmış ve kabul etmişti. Aslında Sedat’a karşı bir şeyler hissetmişti ilk gördüğü anda. Çünkü hayatını kurtarmıştı, yanındaydı, hastanede her gün bir an bile başından ayrılmamıştı.

Aynı evde yaşıyorlardı. Aylin güzel yemekler yapıyordu Sedat’a. Ev işlerini yapıyordu. Sedat halinden oldukça memnundu. Aylin’de halinden memnundu. Gülüşüp, eğleniyorlardı. İkisi de hayatlarından memnundu.

kadin-ve-sarap_504646 Aradan birkaç hafta geçmişti. Bir gece karşılıklı şarap içiyorlardı. İkinci şişe bitmek üzereydi.  Sarhoş olmuşlardı. Aylin’in altında kısa bir etek vardı. Sedat’ın karşısındaki koltuktan kalkıp, Sedat’ın yanına geçti. Sedat’ın gözlerine baktı. Sonra orta parmağını Sedat’ın şarap kadehine batırdı. Kendi ağzına götürüp parmağını yaladı. Tekrar batırdı parmağını kadehe. Bu sefer eteğini sıyırıp, vulvasına sürdü parmağını. Tekrar orta parmağını Sedat’ın kadehine daldırdı. Bu sefer vulvasının içine soktu parmağını. Sonra parmağını çıkarıp Sedat’ın ağzına götürdü. Sedat, Aylin’in parmağını yaladı. Öpüşmeye başladılar. Sedat, kızın vulvasını okşuyordu. Klasik müzik çalıyordu. Ayışı odanın ortasına düşüyordu. Sarhoşlardı. Sessizlik hâkimdi dünyaya. Dünya saygı duruşundaydı. Kader kıçını parmaklıyordu.

Yataktaydılar. Aylin, herifin üzerinde zıplıyordu. Saçları ve göğüsleri loş odanın içinde azgın bir şelale gibi akıyordu. Bedeni alev alevdi. Sanki cehennemin ortasında sevişiyorlardı. Bazen durup, adamın üzerine eğiliyor ve dilini adamın ağzının içine sokuyordu. Sedat’ta kızın dilini emiyor, dudaklarını yalıyor ve bazen de kızın boynunu yalıyordu. Sedat, kızın memelerini okşuyordu. Göğüs uçları dimdikti. Sert bir balon gibiydi. Bazen de memelerini yalıyordu Sedat. Terinin tadını alabiliyordu. Terleri birbirlerinin terine karışıyor, yanan bedenlerinden süzülüp yatağa akıyordu. İkisi de inliyordu. Sesleri dünyanın seslerini bastırıyordu. Patlayan bombaların, arabaların, insan gürültülerinin, kasırgaların, siyasetçilerin… Her şeyin sesinden daha çok çıkıyordu onların sesi. Hızlı bir ritim tutturmuşları… Aylin, Sedat’ın üzerindeydi. Sedat, kızın kıçını havada sabit tutuyor ve alttan pompalıyordu. Vurdukça inliyordu Aylin. Sedat’ın kasıklarına süzülmüştü kızın suyu. Sonunda herif boşalmıştı. Aylin soluk soluğa ve gülerek, Sedat’ın üzerine bırakmıştı kendini. Sedat, kıza sarılmıştı. İkisi de soluk soluğaydı. Bir müddet öyle dinlendiler. Adam hâlâ kızın içindeydi. Ter su içinde, birbirlerine kenetlenmiştiler. Sonra Aylin, yatağın boş kısmına bıraktı kendini. Meninin içinden çıkıp, kasıklarına, oradan da bacaklarından yatağa süzüldüğünü duyumsadı.

Dolgun bir hatundu Aylin. Baldırları ve memeleri oldukça iyiydi. Zeki, müşfik ve iyi yemekler yapabiliyordu. Erkekler egolarını tatmin edemediklerinde kadınlarını döverek tatmin oluyorlardı, sanırım. Böyle bir kadın dayak yemeyi nasıl hak edebilirdi. Aslında dayak yemeyi hak edebilecek bir kadın yoktur. Tabii, canınıza kast etmiyorsa… Elinde bir bıçakla sizi deşmek istemiyorsa. Benim başıma gelmişti bir defa. Sağ işaret parmağımda durur hâlâ izi. Neyse…

Aylin yataktan kalkıp duş almaya gitti. Duştan çıktıktan sonra kurulandı. Giyinmedi. Mutfağa gidip yeni bir şişe şarap açtı. Şarap şişesi ve kadehlerle yatak odasına geri döndü. Sedat’a bir kadeh şarap doldurdu. İkisi de birer sigara yaktı.

Sedat kadehini bitirince banyoya girdi. Duştan çıkıp, odaya girince siyah ipek gecelikli Aylin’i gördü. Geceliği baldırlarının üzerindeydi. Yatakta yatıyor ve şarap içiyordu.

Aylin’de, Sedat’ı gördü. Bir süre kapıyla yatak arasındaki mesafeden birbirlerinin gözlerine baktılar. Hâlâ cehennemin ortasındaydılar. Hâlâ dünya sessizdi.

Sedat sertleşti, Aylin’de öyle. Tekrar yatağa geçti Sedat ve öpüşmeye başladılar.

Kadınlar dövülmez, kadınlarla sevişilirdi! Kesinlikle, şarap ve kadındı; bu Dünya’nın en muhteşem varlıkları. Değerlerini bilmek gerekir dostlar…

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın