Eulogy ve Kervan

The following two tabs change content below.

Doğu ile Batı arasındaki armoniyi hissediyorum. Ritim somut. Ritmi takip etmekle alakalı bir şeyler hissediyorum. Ölümden yaşama dönmek hareket etmenin en büyük getirisi. Sırt çantamın cebinde Çanlar Kimin İçin Çalıyor? Kara dış cephesiyle bana bakıyor. Kitabın benimle konuşması an meselesi. Hemingway’le yüz yüze gelmek böyle bir şey galiba. Bir Alman kadın var önümde. Hemingway’in tokatlayacağı cinsten. Hiçbir zaman ilerlemeyecek. Geri adım attım çünkü ileriye gitmem gerekiyordu. Kadın gri gri gülümsedi. Makine kadını gri gri gülümsemesi için programlamıştı.

Güneyden gelmiştim ve bir kervan sürüsü gibi taşıyordum benliğimi. Geri adım attım, sadece bir ayak mesafesi. Makine bunu programlamamıştı. Mardin’in kırmızı kerpiç köy evlerini görüp ve Süryani şarabını içip aynı zamanda Alman gotik binalarını geri adım atarak duyumsayabilirsin ancak. Bir hafta içerisinde Akdeniz, Çukurova, Mardin, Kuzey Almanya. Ritmi takip ettim.

1430636157957

Size Urfa Mardin kara yolunun çoraklığından bahsedebilirim öyleyse. Müsaade veriyorum, siz de anlatabilirsiniz gördüğüm en güzel çorak tepeleri: ‘’Gördüğüm gizemler aklımı başımdan aldı. Kendimi çorak araziye bıraktım. Kayalar, otlar, çoban, mazot kokusu, iki saniyeliğine bir rock ezgisi olmanın hazzı, çorak.’’ İşte sizin anlatmanız gerekenler bu kadardı. Kelimelerin çoraklığı. Tüm araziyi longoz ağaçlarıyla, çiçeklerle ve Supertramp’ın avlayabileceği sincaplarla doldurmak için kelimeler. Sizin işinizi yapıyorum. Kelimelerinizi çalıyorum Mardin yolunda. Ama yaşadım. Yolu hissetmeyi ve kelimeleri çorak araziye yaymayı başardım.

Paylaş
Önceki İçerikEvren zinciri
Sonraki İçerikSoyut Parmaklıklar

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın