Fazla Minimalken Çok Elitist Bir Paragraf

The following two tabs change content below.

Bunlar öyle bir akciğer tacirliği yaparlar ki, sanırsın götünden soluyorsun. Ciğeri de beş para etmez dedirtirler, şüphe duymaktan utanırsın. Sonunda öğrendik işin aslını astarını ama. Solunum yolları tıkanmış. Jonglör solunum yolları tıkanmış gibiyi oynuyor.

Kolları ağrıyor, yavaş yavaş başına doğru ağrının yayıldığını hissediyor. Gözleri yaşlı. Beş, evet, tamı tamına beş soğan doğramış gibi. Soğanı oldum olası sevmez ama sempati duyar. Her neyse zaten soğan da yemeyeceğine göre soğanı sevip sevmemesi bir önem arz etmiyor.

Şu sıralar sabah akşam limon fetişistliği yapıyor. Limon sadece limon değil artık. Belki bir gün limonata satmıştı mahallesinde, solunum yolları acırken. Sabit bir değişkeni olur mu insanın? Yoksa değişkeni sürekli değişir miydi? Limon sabit değişkeniydi işte şu sıralar.

Takla attı gibiyi oynuyor jonglör. Gözleri yaşlı. Altı soğan doğramış gibi. Sakin olmalıyken heyecanlanan insanın tedirginliğini yaşıyor. Farkında olmanın, düşünüyor olmanın sakinliğiyle taş atıyor sokak başına. Hala, solunum yolları acıyor.

Kaostan medet ummuyor gibi jonglör. Islanmış her yeri gibiyi oynuyor. Balık olsam şimdi. Ritmik çırpınışları giderek hızlanırken ölüme yaklaşıyor. Namussuz su. Balık sudan ölür mü? Düşünmeden edemiyor gene. Kesik kesik solurken, acıyor. Yalnız. Çocuk yaştaydı.

Anlamak hayal kuran çocuk gibidir…

 

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın