Gece (Pelerini Gölgenin)

The following two tabs change content below.
kisiselmanifesto

kisiselmanifesto

Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.
kisiselmanifesto

Latest posts by kisiselmanifesto (see all)

Zamandan kimse canlı çıkamaz.
Ya yeni bir anın yansıması olarak kalır,
Ya da eski bir anın hayaleti olarak devam edersin.

Karanlığın bile girmeye korktuğu pencere camından, içeri süzülen rüzgara dokunuyorum anlamsızca. Bir kelebek heyecanı ile boynuma doluyor ellerini, dokunuyor, ölüyor. Güneşi kirli kül tablasına söndürüp, dumanını kesene kadar boğdum hissizce. Yeni bir sigara, yeni bir anlam oluyor dakikalarıma: 57,58,59,00…
Saat: 03:14

Sokağın kömür kokusuna karışan adım sesleriyle birlikte ilerliyor zaman. Bir duvar saatinden yankılanan, yıllar öncesine çağıran bir ses, bir büyük anne gibi dolanıyor salonunda beynimin. Su içmek için yatağından kalkıyor gölgem, yarı uykulu ve rüyasına devam etme telaşı ile aceleci olarak ilerliyor odayı mutfağa bağlayan karanlık koridorda. Uykuya dokunmak, onu gece ile avutmak ya da onu delicesine rüyaya boğmak, birçok seçim sunuyor eylem. Eylem, eylemsiz – eylem, yorgun. Kalkmıyor yerinden, yer vermiyor yaşça büyük olan başka bir gölgeye. Hiç seçmemeyi düşleyerek bakıyorum çaprazımdan yansıyan, eski bir boy aynasının pencere camını yansıtan, yaşlı iskeletine. Boşluğun zamansız yakalayan o tanıdık sessizliği karşılıyor, buradan devam edebilirsin diye yineliyor, yineliyor, yineliyor. Sessizliğin yankısıyla birlikte on sekiz dakikada bir çınlamaya başlayan kulağım, yabancılaşıyor musluktan üç buçuk saniyede bir damlayan su sesine. Alışmalı mıyım? Alıştıkça parçalara bölünüyor kelimeler. Cebimde üç tane anahtar, önümde beş tane kapalı kapı. Kaçınılmaz sondan kaçmanın tek yolu kaçmamaktır. Artık ne olacaksa olsun istiyorum. İstemenin bile lükse girdiği bu karanlıkta, asgarisi hep yetersizdi tıpkı yetersiz bakiyeye dönüşen otobüs kartları gibi, zamansız, rencide edici bir çığlıkla yankılanıyordu koltukları boş olan bilmediğim bir şehir otobüsünde. Kirli camından bakıyorum şimdi arka koltuğundan, yer vermemek için oturduğum o otobüsün. Etiklere bölünen ahlaklar, nefretle bakan göz bebeklerinin, tırnak içili (“medeniyet”) modern yaşamlarına sığınıyorum.

Penceresini kapatın tüm sahte arka bahçelerinizin. Hepiniz aynı salyadan akan kelimelerden ibaretsiniz.

Düşünce doğdu, evrildi ve katledildi.

Gölgesiz doğdu tomurcuklar ve bir küfür gibi havada kaldı, gökyüzüne kadar uzandı sarmaşıklar.

Yeniden doğmamak için…

Paylaş
Önceki İçerikÖlüm Eski Bir Alfabe
Sonraki İçerikNarsist Bebek
kisiselmanifesto
Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.