Geceye Notlar II

The following two tabs change content below.
kisiselmanifesto

kisiselmanifesto

Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.
kisiselmanifesto

Latest posts by kisiselmanifesto (see all)


Burada bir sürü neyse var. Ama yeterince çünkü yok.

Şehir çoktan uyudu. Sokak köpeklerinin geceyi tırmalayan çığlıkları, trafik ışıklarının yanıp sönen turuncu ışıkları, birkaç saat sonra doğacak güneşin dışında ve çatı üzerinden sarkan yağmur bulutunun altında kimsecikler kalmadı.

Yıldızsız bir gökyüzünün, yarına neyi doğurabileceğini kestirmek ne mümkün. Yine de her şey sonsuzmuş gibi geliyor. Sonsuza dek sürecekmiş gibi. Her geçen gün yaşam biraz daha ağırlaşıyor, yavaşlıyor ve bazen hiç geçmek bilmiyor ama yine de geçiyor, daha sert, daha sade, daha karanlık. Senelerce gece lambasının ışığı olmadan uyuyamadığım geceleri hatırlıyorum şimdi. Uyku halinde bile uyanık kalabilmeyi. Bu askeriye döneminde sürgün zamanlarına ait bir takıntıydı. Her an ölebilme olasılığının en yüksek oranda olduğu kutudan bir odanın içerisinde bir hedef olarak uyuyabilmeyi denediğim, üstelik sadece eve dönebilmek için ranzanın suntadan iskeletine kazıdığım günlerin henüz 3 haneli rakamlardan oluştuğu gecelerdi. Neden buradaydım? Bir fikrim yok, yalnızca buradaydım. Koridorun ışığı sönerse, burada olmayacaktım. Bir gece yarısı, özel bir tatbikatta, AMT(acil müdahale timi) alarmı verildiğinde apar topar henüz daha birinci saatini yeni uyuduğum uykunun başında gözlerimi açtığımda zifiri bir karanlık vardı. Hızlıca üniformaları geçirip, ellerimize ak-47 ve miğferlerimizi verdiklerinde, biri kuşatıldığımızdan bahsetmişti, bir diğeri sallanmamamızı ve inişe geçip ön çıkışta mevzi almamızı ve oradan gerekli savunmayı yapacağımızı, aldığımız eğitimi ve anlayamadığım onlarca şeyi daha. Kaçak olarak apar topar alındığım askerlikten geriye, öldürmemi istedikleri birileri ve hayatta kalmam gereken bir geçmiş kalmıştık. Bölüğün arka bahçesinden nizamiye bölgesi ormanlığına soktuklarında durdum. Ne yapıyordum burada? Bir fikrim yok, yalnızca yapıyordum. Bir ağaç dibinden mevzi aldığımda durumun rezilliğiyle silahımı yere bıraktım. Her şey bir tatbikattı. Her gündüz gecenin bir tatbikatıydı. Yaşamak için öldürmeliydin ve öldürmek için yaşamalıydın. Bunların hiçbiri ilgimi çekmedi. Sonrasında RDM (rehberlik danışma merkezi)’ye gidip durumdan bahsettim, silahıma tedbir amaçlı el koyup nöbetten düşürdüler, “anksiyete bozukluğu” bu herkeste var denildi. Teşhisin doğruluğu umurumda değildi yalnızca bu oyunu oynamaktan sıkılmıştım. Üstelik önümde birkaç yüz gün vardı. Koğuşa döndüğümde, ışığa döndüm yüzümü, gölgeye duyarlılaştım ve Camus’nün bahsettiği Meursault’un hapishanede yaşadığı duyu keskinleşmesine bir örnek olmuştum. Artık hiçbiri yoktu, ışığa da ihtiyacım yoktu. Fakat uyku halinde bile uyanık kalabilmeyi bir kurbağanın gözlerinde görebiliyordum. Her şey saçmalık. Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Öyle demişler. 8 Mart 1857 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri, New York’ta 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma imkanı istemiyle başlattığı grev ve sonrasında yaşanan müdahale ve 120 kadın işçinin can vermesi sonucu gerçekleşmiş her şey. Fakat bu da diğer tüm fikir, düşünce ve felsefe akımları gibi içi boşaltılmış, manipüle edilmiş ve topluma sunulmuştur. Bugün önümde dünya kadınlar günü ya da dünya emekçi kadınlar gününde yüzlerce kadın polisler tarafından önce dövüldü sonra gözaltına alındı. Bugün 8 Mart 2017. Bu distopyanın henüz başlangıcı. İnsanlığı savunmayı ne zaman başaracağız? Erkek ya da kadını parçalayıp ayırmadan savunmayı bırakıp insanlığımızı sorgulamaya ne zaman başlayacağız? Milyonlarca düşünce kirliliği milyonlarca vücutta zavallılaşıyor. Ne zaman insan olmayı öğreneceğiz? Ne zaman duvarları yıkacağız? Teknoloji ve Uzay Çağı hızla yayılmaya devam ederken başlayan bu distopyanın daha da keskinleşmeden önlemini nasıl alacağız? Sadece devirmek, sadece cinsiyetçilik, sadece seksistlik, sadece ideoloji, sadece kontrol, sadece sen, sadece para, sadece güç. Yeter. Siktirin gidin!

Paylaş
Önceki İçerikKimsiniz?
Sonraki İçerikTop Manifestosu
kisiselmanifesto
Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın