The following two tabs change content below.
birtutambulut

Latest posts by birtutambulut (see all)

                        

Bulutlu bir kasaba görmüştüm bir gün. Maviliğe dair hiçbir şey yoktu. Neden o kadar bulut vardı ki? Bisikletler gördüm bir yığın, pas tadıyordu nefesleri. Bir de patikasız çimenler gördüm dört bir yanda. Neden bir uçurtma yoktu ki?

Sonra korkuyu gördüm insanoğlunun gözünde. Baskıyla ezilmiş kafatasları vardı, bir de içinde parçalanan düşünceler. Yasaklarla dikilmiş ağızlar gördüm, dikiş izleri sarmıştı kelimeleri. Örümcek ağlarıyla örülmüş kitaplar vardı raflarda. Toprak mırıldanıyordu bir şarkı, ıslık çalıyordu dökülen yapraklar. Tüm şarkılar gömülmüştü toprağa, yapraklar örtmüştü en derin melodileri.

Bir diyordu insanlar, ikiye güç bulamıyordu. Yahut iki diyordu ama üç çıkmak için ağızdan gelemiyordu istasyona. Daha fazlasını söyleyemiyordu insanlar. Azı benimsetiyordu yasalar, yasak diyordu fazlasına. Bir şeyleri eksik kılmak ya da eksikliğine inanmak kime yarıyordu? İnsanlar eksildiğinde kim artıyordu? Derilerinin altında bir barkodla yaşıyordu insanlar, kurulu bir düzenekte belirli bir yola zorlanmış gibiydiler. Derinizin altındaki barkodu kazıyın, dedim. Göremiyorlardı bile ya da görmekten korkuyorlardı.

Devam ettim kasabada yola. Bir araç sesi geliyordu ileriden. Bakıyordu gözlerim, asfalt dökülüyordu zemine. Düşünüyordum, o gri mahluk neden dökülüyordu ki zemine? Toprak fısıldıyordu usulca, “ Zemin yeşil olsaydı her insan kendi patikasını oluştururdu. Farklı yollar, farklı düşünceler olurdu. İnsanlar kendi izlerini bulurlardı doğanın içinde. Bir de asfalta bak! Tek yön, tek bir iz; bir düşüncenin peşine takılan milyonlar…”

Günümüzde yola çıkmak bundan şart belki de. İçinde kaybolduğumuz, peşine takılıp savrulduğumuz gri zeminlerden kopmak için. Kendi izimizi bırakmak için daha doğrusu kendi izimizi bulmak için.

Adımlarımız toprağa değecek. Ve toprak, kusacak hapsedilmiş müzikleri. Adımlarımız çimenlerle sarılacak ve bir su damlasının kutsallığı bacaklarımıza yapışacak. Bisikletler açacak gözlerini, sökecek pasları. Bulutsuzluk özlemi son bulacak, bulutlar dağılacak ve ustanın dediği gibi maviliklere süreceğiz bisikletleri. Uçurtmalar uçacak ve kopacak ipleri. Sonsuzluğa doğru yola çıkacaklar. Tıpkı düşüncelerini sonsuzluğa uğurlayacak olan insanlar gibi.

Kasabadan ayrıldığımda gözlerimi sıkıca kapattım. Açtığımda yataktaydım. Üzerimde bembeyaz bir tavan; sanki beyazlığı bizi özgür kılacakmış gibi, sanki gökyüzünün yerini tutacakmış gibi. Oysa bir illüzyon olduğu ne kadar belli! Kalktım yataktan, etrafa şöyle bir baktım, pencereye koştum. Ve ben, gördüm ki dünya adını verdiğimiz bir kasabadayım…

 

IMG_20140701_231136

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın