The following two tabs change content below.
uyanneo

Latest posts by uyanneo (see all)

Yazının başlığı hatta gelen olarak benim yazdığım yazıların başlığı yazılarımın içeriklerini açıklayacak nitelikte olduğu için bunun üzerinde çok fazla durmam ancak başlığın kısa tutulması, estetik duruşu, listelemedeki önemi gibi durumlardan ötürü bu yazımın başlığında olması gerekenden çok daha azını yazdım. Olması gereken başlık şu şekildedir:

Neden İnsanlardan Nefret Etmemeliyiz Ancak Onlardan Uzak Durmalı Ve Toplumdan Kısmen Yahut Tamamen Ayrı Bir Yaşantıya Sahip Olmalıyız?

Zaten uzun bir başlık olduğu için öncelikle başlığın içerisinde açıklamam gerektiğine inandığım bazı hususları açıklığa kavuşturmam gerektiğine inanıyorum. Buna da başlamadan önce başlığın bana anımsattığı, bir Stanley Kubrick klasiği olan Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb filmini izlemenizi öneririm.

Açıklanması gereken bazı kavramlar şu şekildedir;

Nefret: Bir şeyin, kişide oluşturduğu yoğun ve sürekli sinirlenme hali ya da yoğun istek ve ihtiyaç duyulan bir şeyin yoksunluğuna sebebiyet vermesinden dolayı başka bir şeye karşı duyulan yoğun öfke, sinir ve yer yer tiksinti duygusu genel konuşma dilinde insanlar için nefret olarak adlandırılır. Kin ve nefret genel olarak birbiriyle birlikte kullanılmasından ötürü çoğu zaman biri olmadan diğerini düşünmek güç ve zor olur. Ancak kin, daha sinsi bir güdü iken nefret daha doğal ve insanidir. Herkes nefret edebilir, kontrol altına alınmaması halinde herkes bir şeylerden nefret eder. Bu yalnızca bir ilişki ya da insan bazında düşünülmemelidir. Futbol fanatiğiyseniz başka takımın öğelerinden, gamersanız oyununuza ilişkin herhangi aksi bir süreklilikten, teknopatsanız totaliter bir yapıdan, Anarşist isenize genel olarak özgürlüğünüzü kısıtlayan her şeye öfke duyabilir, çoğunlukla öfkenizi kontrol etmemeni durumunda bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde nefrete evrilmesine izin verebilirsiniz. Nefret, birçok hissin yoğun bir şekilde yaşanmasının ve sürekliliğinin sonucu ortaya çıkan bir duygu olmasından ötürü asla seyrek görülemez ve oldukça kuvvetlidir. Öyle ki, nefretin en çok ortaya çıkması hali yoğun sevgi ve/veya ( şahsi olarak varlığına inanmadığım ancak çoğunluğun inancına göre konuşursak ortaya koyabileceğimiz) aşkın sonucunda acı çekme halidir. Çünkü nefret gibi yoğun ve negatif bir hiss ancak sevgi ve/veya aşk gibi yoğun pozitif bir hissten ortaya çıkabilir. Örnek olarak Anakin Skywalker’a bakılabilir.

Hayal Kırıklığı: Hayal kırıklığı aslında Türkçe’de tanımlama olarak harika bir tanımlamadır. Hayaller, hayal gücü gibi unsurlar insanların daima daha iyiye olan inanç ve isteğini, ihtayıcını sürekli olarak diri tutmak üzere içimizde bulunan unsurlardır. Hayalleri olmayan bir kimse, hayal gücü ölmüş olan bir kimse yaşamak için herhangi bir amaç bulmak konusunda aşırı derecede zorluk çekeceği için gördüğü maddi kuvvet ve/veya kudrete inanarak hayatını adayabilir, bunun yanısıra intihar da edebilir. Hayal kırıklığı, bu bahsedilen durumun küçük bir dozajda yaşanması halidir. Bunu elektrik verileren öldürülen birisi ile ufak bir elektrik akıntısına maruz kalıp hemen teması kesen birisi olarak düşünebilirsiniz. Nitekim önce medya, firmalar, etiketler, uyuşturucu maddeler( burada kastedilen ot, bonzai, meskalin, lsd gibi maddelerden ziyade; Coca Cola, Apple, Spotify, Opel,  Chanel, Doritos, Fifa, League of Legends vb. medya üzerinden yayılan her şeydir.) ile zihnen güçsüz demek için bile oldukça zayıf yetiştirilen toplum bireylerinin yaşadıkları en ufak hayal kırıklıklarında intihar etmelerinin sebebi de budur. Unutulmaması gerek bu konuya ilişkin iki şey vardır; hayal kırıklığı geçicidir ve hayal kırıklığının sebebi umuttur. Eğer umudunuzu düzgün ayarlarsanız ya da kontrol altına almayı tercih ederseniz, hayal kırıklıklarınızı da kontrol altına almış olursunuz. Tıpkı evin vanasını kapattığınızda musluktan su akmayacağı gibi.

İnsanlar( Toplum): İnsanlar dediğimiz bu kitle( ki yaklaşık tarihle 1950’lerden bu yana herkesin yer üstüne çıkarılması ve yeraltında bırakılmaması sebebiyle ben, bunu okuyan sen ve yaşayan herkes buna dahil oluyor.) aşırı yoğun reklam ve medya faaliyetine maruz bırakılmış, bu sebepten ötürü psikolojisi ve kimliği kaybolmuş, bu kaybolmuşluktan doğan boşlukta ise benim doğru olduğuna inandığım arayışa girme yoluna gitmeyip çoğunluğu izleyerek neyin doğru olduğunu üst aklın tayin etmesine izin verme yoluna gitmiş kitledir. Bu insanlar için önemli olan güçtür. Bu sebepten daima ” daha” sıfatına sahip olan şey onların gözünde kazanacaktır. Örneklerle; puanı daha yüksek olan daha iyidir, daha çok kitap okuyan daha bilgilidir, daha kaslı olan daha kuvvetlidir, daha yakışıklı olan daha çok tercih edilir… Ancak yalnızca böyle olsaydı yine doğal bir ilerleme yaşanabilirdi ve bu mevcut düzende insanların kendi istediklerini tayin etmeleri yoluna kapı açabilirdi ki eğer milyarlarla saniyeler içerisinde oynayan birisiyseniz ve size bu milyarları yalnızca firmanızın isminden ötürü kazandıran bir kitleniz varsa, bu kitlenizin sizin rakibiniz olabilecek ve sizin maliyetten kısmak için yapmadığınız her şeyi onlara sunabilecek bir firmaya gitmesini istemezsiniz. Örnek her sektrödeki her lider firma için kullanılabilir. Dolayısıyla bu kendi istediğini kendisi seçme ihtimali olan kimselerin ihtimallerini elinizdeki ” daha”lar ile kuvvetli bir şekilde kontrol altına almalısınızdır. Böylece ortaya ikonlar çıkar. Moda ikonu, ikonik futbolcular, ikonik cihazlar vesaire. Dolayısıyla aslında toplum dediğimiz, bir grup birbirini takip eden ve bu takibin başını da ” güç ” için gerekirse karakterinden ve bedeninden vazgeçerek bir şeyleri vitrin eden ikonlar ve sensin. İşte bu durumdaki en önemli husus, kendini kontrol ederek toplum içerisindeki yerini seçip seçemeyeceğindir. Kendini kontrol edebilen kimse, birçok şeyi kontrol edebilecek kimsedir.

Şimdi yazının önemli bir kısmını ve amacını tamamladıktan sonra bence başlıktaki sorunun yanıtını kendi kendinize vermeniz gerekmektedir:

Neden insanlardan nefret etmemeliyiz? Ancak neden onlardan uzak durmalı ve toplumdan kısmen yahut tamamen ayrı bir yaşantıya sahip olmalıyız?

Güzel bir şarkı ve onun içerisindeki bir sözle yazıyı düşünmenizi ümit ederek sonlandırıyorum: ” Learn to hate and love what’s fucked. So when we make it we deconstruct. ”

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın