Nekropolis

The following two tabs change content below.

Deli yağmur toprağın derinliklerine, iliklerimize kadar işledi ürperdim.
Toprak nemlenince üşüdüm sonra sen sarılınca ıslandım!
Senin penisinde derin benim ellerimde etim çürüyüp dökülmemiş olsa dokunur sıvazlardım usul usul…
Çene kemiğimde dişlerimin arasında olsa dilim yapışır emerdim toprakla beraber.
Tüm kemiklerim dağılacak gibi olurdu göz çukurlarım mavi ışıklı.
Sertleşirdin sonra aniden cedron!
Çağıl çağıl akardı beyaz köpüğün.
Bir elinle göğüslerimi ararken yüzüme yüzüme erotik bir şeyler fısıldardın erirdim.
Kemiklerimin gevşemediğini görünce çoktan unuttuğum vajinamın kıvrımlarını anlatır beni delirtirdin.
Tadını çıkartırdım işte uzattıkça uzatırdım.
Sen bilirdin kırılma noktamı, o metruk kilisedeki anıları.
Davranırdın hemen aynını ya da benzerini yapmaya.
Usul usul abanırdın üzerime tüm kemiklerimi kırmaktan korkarak hem.
Yaşarken söylemediğin ne varsa söylerdin üzerimdeyken, sakındığın her şeyi.
Sarsıla sarsıla gelirdim çığlık çığlığa!
Birkaç dakikalığına dirilir, sonra yine ölürdüm.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın