Neo-Beat Komünü’nün Felsefi Okuması ve Analizi

The following two tabs change content below.

İrade yani istenç Zerdüşt için bir Üstinsan formülüydü. ”Yeryüzünün anlamı olacak İnsanötesi! Yalvarırım size, kardeşlerim, yeryüzüne bağlı kalın, inanmayın size dünya ötesi umutlardan söz edenlere!” diyerek bize aslında şeylerin şey olması – let being be (Heidegger)- gerektiğinin doğrudan tanımını yapıyordu Nietzsche. Hiçliğin ve varoluşun gelgitleri arasına sıkışıp kalmamamız gerektiğinin kanıtı olan en öncelikli kişiydi çünkü Nietzsche. Bu yazıya böyle bir giriş yapılmasının nedeni Neo-Beat Komünü’nde Böyle Buyurdu Zerdüşt okunurken, orada bulunan insanların enerjisiyle oluşan Kozmos’a açılan kapıydı. Bu sayede birbirimize sessiz kelimeler katabildik. Komün sesimiz oldu.

Ailenin gerçekliğine, yani toplumun kilit taşının durduğu yere bir darbeydi Komün. Gelecek kaygılarımıza, emek sömürülerine, özgürlük kısıtlamalarına giden yolda en meşru yerde duruyor çünkü aile kavramı. Komünlerin bu bağlamda tarihsel misyonları arasında aile kavramını aşmak ve kırmak açıkça yer alır. Çünkü komünün toplumdaki muadili ailedir. Aile; toplumun en küçük yapı birimidir. Toplumun deney alanıdır. Bizim bağımlılıklarımızdır, istençlerimizdir, rüyalarımızdır, mazeretlerimizdir, zorunluluğumuz gibi hissettiğimizdir. Toplumun bu deforme yapısına katkı sağlayandır, gri tonunu veren renktir. Neo-Beat komünü tam burada aileye bir alternatif oluşturmaktadır. Eğer ki sanatın, deneyselliğin, özgürlüğün izinden gidilecekse ve toplumun üstüne çıkılabilecekse hem pratikte hem teoride bunun öncülüğünü Neo-Beat Komün gerçekleştirecektir. Bizler birlikte, hiçbir kurumun izinden gitmeden Holy Antalya Koyu’nda Kozmos Çadırında (Büyük Çadır), zaten bunu tadımladık. Komün ailemiz oldu.

Neo-Beat kurulmamıştır. Neo-Beat dağılmaktan beslenir. Neo-Beat isimsizdir. Neo-Beat Komünü’ne gelen kitle bunun kanıtıdır ve hepsi birer kurucudur. Cümlelerin içerisinde ne kadar çok ”Ben” geçerse Neo-Beat’ten o kadar uzaklaşırsın. Bir zen anlatısında hiyerarşi, bürokrasi, ben özetlenmiştir: ”Bir zamanlar bir Hintli aziz tarafından davet edildim. Bir hata olmalıydı, çünkü benim düşünce yolum hakkında bir fikri yoktu. Ama beni davet etmişti, neşelendim, ‘Bu iyi bir fırsat’ dedim ve oraya gittim. İlk olay birbirimize tanıştırıldığımızda başladı. Hintli aziz, altın bir tahtta oturuyordu, yanındaki daha küçük bir tahtta ise başka bir Hintli rahip oturmaktaydı. Diğer rahipler ise yerde oturuyorlardı. Hintli aziz bana şöyle dedi: “Benim yanımdaki ufak tahtta kim oturuyor, merak ediyor olmalısın. O yüksek mahkemenin baş hakimiydi. Fakat öylesine manevi bir insan ki, bu görevinden vazgeçti, dünyadan, yüksek maaşından, statüsünden ve gücünden vazgeçti. Benim öğrencim oldu. Öylesine alçakgönüllü ki, hiçbir zaman benimle eşit düzeyde oturmadı.” Ben devam ettim: “Çok alçakgönüllü olduğunu görebiliyorum. Sizden daha ufak bir tahtta oturuyor, ancak diğerleri de yerde oturuyor! Eğer o gerçekten alçakgönüllü ise, yere bir çukur kazmalı ve orada oturmalı, tabii ki gerçekten alçakgönüllü ise. Ama bu durumda, o sadece size karşı alçakgönüllü, diğerlerine karşı ise çok kibirli.” Gözlerinden öfke kıvılcımları çıkıyordu. Her ikisi de çok kızmıştı, bir süre ne diyeceklerini bilemediler. Ben devam ettim: “Alçakgönüllüğünüzü görüyorsunuz, ikiniz de kızdınız. Bu adam da hala yerinde oturuyor. Eğer o gerçekten alçakgönüllü ise, tahtına yapışmasın, aşağı insin ve hemen bir çukur kazsın. O zaman tabii ki yeni bir rekabet olacak. Diğerleri daha büyük ve derin çukurlar kazacaklar. En alçakgönüllü olan en derin çukura girmeye çalışacak.” Daha sonra Hintli azize şöyle dedim: “O, sadece senin ölmeni bekliyor, ölür ölmez senin yerine geçecek. Şu anda yarı yolda. İçinden şöyle dua ediyor, ‘Yaşlı bunak, dilerim en kısa zamanda ölürsün!’ O zaman başka birisi ufak tahta oturacak ve böylece o, bu kişiyi alçakgönüllü olarak tanıtacak. Bir de şu var, eğer ufak tahtta oturan alçakgönüllü, sen nesin? Sen ondan daha yüksek bir tahtta oturuyorsun! Eğer mesele yüksek veya alçak yerde oturmaksa, tavandaki örümcek ne olacak? O daha yüce olmalı, çünkü senden daha yüksekte. Veya gökyüzünde uçak kuşlara ne demeli? Aslında siz bu yolda hiç bir şeyden vazgeçmiş değilsiniz. Hala yeni isimlerle eski aptallıkları taşıyorsunuz. Sadece isimler değişti, ama eski rüyalar hala devam ediyor, eski arzular, eski egolar hala güçlü bir şekilde sürüyor. Herhangi bir tapınağa gidebilirsiniz, ama aynı rekabet orada da olacaktır.” Zen, şöyle der: ‘Hayatın içinde ol, hayatta yanlış bir şey yoktur. Eğer bir şey yanlışsa, o sizin bakış açınızdan dolayıdır. Gözleriniz bulutlu, bilincinizin aynası tozlu. Onu temizleyin, daha fazla berraklık yaratın.’ Rekabet ortadan kalkarsa, dünyadasınızdır, ama dünyadan değilsinizdir. Eğer tutkular yok olursa, terk edilmesi gereken bir dünya da kalmaz. Fakat bu şekilde tutkular ve rekabet nasıl yok olabilir ki? Biz ona yeni yollar yaratıyoruz. Birisi sizden daha fazla para, öteki ise daha fazla erdem kazanmaya çalışıyor. Fark nedir? İkisi de aynı arzudur, aynı rüyadır, aynı uyku durumudur. İnsanlar rüyalarının peşinde koşuyorlar, rüyalar değişiyor ama onlar asla uyanmıyorlar. Rüyalar değişir, fakat siz bu rüyada, ya da o rüyadasınızdır, kendinizi karanlıkta kaybedersiniz. Aydınlanmak, rüyaları değiştirmek, eski bir rüyadan başka bir rüya durumuna geçmek, eski rüya yerine yeni bir rüya yaratmak değildir.” Komün biz oldu.

IMG_20140908_124516

Paylaştığımız her an, 1 Ağustos Neo-Beat Komünü’ne reellik katmıştır. Dinlediğimiz her müzik bizi Ay’ın karanlık tarafına bakmaya cesaretlendirmiştir. Bazen bir kemençe sesi ile gitar sesi birleşmiş, def ve darbuka buna arkadaşlık etmiş, Nemrut’un, Kaçkarlar’ın, Olimpos’un, Greenwich Village’ın, Venice Beach’in, Paris Komünü’nün hepsi ”bir” olabilmiştir. Şaraplar geceleri büyülemiş, kahkaha ve hüzünler aynı anda hayata bağlayabilmiştir bizleri. Bütün bu etmenlerle oluşan enerji önünde hiç bir engel duramayacaktır. Komün sınırsız oldu.

Aynı zamanda genel seferberlik iradesi ile Neo-Beat Komünü ileriye dönük Neo-Beat projelerinin önünü açmıştır. Reel düzlemde enerjisini her fırsatta Adrasan’a yani Komün’e dayandıracak olan Neo-Beat gelecek yıllarda daha dinamik bir kadro ve yukarıda analizi yapıldığı üzere onu aile gibi gören bir kitle ile önümüzdeki ilk önemli etkinliğini Zeytinlifest’te gerçekleştirecektir. Bu bağlamda Zeytinlifest, Komün’ün devamı niteliğinde görülmelidir. Aslına bakılırsa bundan sonraki yaşam dağarcığımızda Komün hep olacaktır, Komün hep karşımıza çıkacaktır. Komün yaşam oldu.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın