Oklar 4

The following two tabs change content below.

Bir adam olmaktı sorunu. Adem’den gelenle maymundan gelen arasında ki fark kadar adamdı. Hep farklıydı çünkü. Hayatından çıkanlar vardı, girenler yoktu. Ve fark boktanlığına gülümsemesiyle başlıyordu. Ah ulan o bank yok mu o bank. Kaldırmasalardı keşke. Biraz daha oyalanabilecekti muhitte. Ve asfalta bakıp gitmek istemeyi biraz daha erteleyecekti. O kadar kıskançtı ki. Giderken durmayı kıskanırdı, dururken gitmeyi. Mesela karışık şeyler düşünürdü. ‘’Sonsuzluğun ritmi ne güzel. Deniz dalgası ses yapabiliyorsa, sonsuzluğun metafiziği de ses yapabiliyordur. Başlangıç bir okyanus organizmasıysa, sonsuzluk bir ceviz kabuğu ya da fıstık ezmesidir. Gözlerim uzakları görmek istiyorsa, denize bakmalıyım o halde. Ya da kebap yemem gerek. Çünkü eninde sonunda karaya varacağız. Işık hüzmeleri içerisinde düşünmek, balıkçılar, olta, sakin olmalı, ellerimiz, sahiden neden yaşamıyoruz? Balık tutmalıyız. Unuttuğumuz onca şeyin hatırlanması ile ürkecek miyiz? Koltuğumuzu habersiz çekmelerini niye umursayayım? Bu durumda bir kurgu lazım sizlere gibi. Mesela yolculuk eden adamı sevebilirsiniz. Çünkü benim kurgumda yolculuk eden adamın unuttuğu şeyler çok ve koltuğunun habersiz çekilmesi zerre umurunda değil. Bir bıçak gibi keskin hisler kumpanyası çünkü bu. Anlamsızlığı bulmaya çalışıyorum. Oradadır belki anlam diye. Kimse yalnız, kimse gülümsüyor, kimse düşünüyor. Bir pamuk gibi yumuşak, sinirler. Bizi ele geçiren kimsesiz hisler. Anlam, anlamsızlığı doğuruyor. Ve hayal kırıklığı biziz. Kalemsiz, sessiz, aşksız. Bir kuru yaprak gibi cansız, pişmanlıklar. Savrulmuş piçler, esirgeyen bakışlarla kovalıyor umutları. Anlam anlamsızlığa karışıyor. Biz umutsuz piçler hep kovalayacağız galiba. Kafamı sikseler keşke.’’ Bir an zihninden sıyrılıp sokağa geri döndü.

forrest-gump-1994-02-g

Bok vardı. En iyisi yola çıkmaktı. Bankın durduğu yere son kez baktı. Hafif bir rüzgarla sallanan yapraklar arasından gidiyordu. Yeni bir bank bulacak olmanın vermiş olduğu heyecanla. Ama önce işemeliydi. Fermuarını indirip köşeyi ıslattı sonra aletine küfretti, paçasına damlatmıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın