The following two tabs change content below.
karkalaki

karkalaki

karkalaki

Latest posts by karkalaki (see all)

2015 KOMÜNÜ FELSEFİ ANALİZİ VE TEORİSİNİN İLERLEMESİ SONRASI GELİŞMELER ÜZERİNE (bkz: http://beatkusagi.com/neo-beat-komununun-felsefi-okumasi-v…/)

-Hareket yaşamın özüdür.

Yol metaforu bilinen tarihin en eski metaforlarındandır. İnsanlık yola aşinadır. İlk insan toplulukları hayatta kalma içgüdüsüyle hareket ederek devamlı göç etmişlerdir. Doğanın karar mercii olduğu bu dönemde bile insan yola ihtiyaç duymuştur. Daha sonra medeniyetin yani iktisadi toplumun ortaya çıkmasıyla, esaret altına giren insan felsefi arayışla tanışmıştır. Varlık ve yokluk gibi konularla da ilgilenmeye başlayan insan artık fiziksel olarak değil, spiritüel olarak da özgürleşmeye muhtaç kalmıştır. Yolun özü değişmemiş fakat anlamı evrimleşmiştir.

Vahşi Kapitalizmle birlikte postmodern toplum insana tekdüzeliği dayatmış ve kişiliği metalaştırmıştır. Günümüzde her alanda kısırlaşan birey sadece tüketerek hayatta kalmaya başlamıştır. Bunun sonucunda doğadan uzaklaşılmış ve özden kopulmuştur. Bu kopuş bireysel kopuşu da beraberinde getirmiştir. Birey, insan olmanın özünü – Nietzche’nin üstinsan çıkış noktası – unutarak, yanılsamalar dünyasına kendisini kaptırmıştır. Umutsuzluk ideolojisi egemen olmuştur. Umut en güzel şarkılardan birisidir ve bunu güzel şarkılar dinleyen insanlar başaracaktır. Tıpkı 68’ kuşağının kanatlarını çırpması gibi… Yapmamız gereken ise bu enerjiyi hep hissetmek olmalıdır.

CpvEb0QWYAA46Re

-Her şeye rağmen tüm güzellikleri içinde barındıran bu dünya bizim!

Alternatif yaşam örneklerine baktığımızda: şehir yaşantısı içerisinde ortaya çıkan işgal evlerinden(squat), backpacker yaşam alanı olan hostellerden(gezginlerin couch sistemi gibi içi boş bir seçenek dışında ucuza konaklayabileceği tek opsiyon), nüfusun orantısız artması sonucu ortaya çıkan banliyö underground yaşantısından, ilerici unsurların yaşam alanlarında ortaya çıkan konformist underground alanlarından, sanat atölyelerinden(üretim adı altında tüketimi palazlayan, müşteri odaklı), tektipleşmiş bar-cafe’lerden, doğaya dönme refleksi ile kurulan ancak fahiş fiyatlı organik ürünler satan, maliyeti yüksek ekoköylerden(ekolojik dengeler üzerine kurulu bir yaşam alanı), alternatif yaşam arayışı içerisinde olan insanları workshop piyasacılığı ile kazanmaya çalışan etkinliklerden(meditasyon etkinlikleri, fest, camping, envai çeşit gatherings v.b.) bahsedebiliriz. Ancak bunlar arasında gerçekten sistemle alakası olmayan bir oluşum görülmemektedir. İşin özeti, bu yaşam alanlarına yönelerek sistemden kopmaya çalışan her kesimin aslında tekrar sisteme dâhil olması paradoksudur.

-Peki komün bunun neresinde durmaktadır?
Komünler olağan yapıya karşı tümden bir başkaldırıdır. Kolektif bilincin ışığında ilerleyen bir yapı olarak aynı zamanda hiyerarşik ve bürokratik (sistemin temel prensipleri) yapıyı yıkıcı eklemlere sahiptir. Zaten bu prensipleri içerisinde barındırmayarak işleyen bir örnek oluşturur. Bu eklemlerin en önemlisi tüm alternatif yaşam alanlarını barındırabilecek kapasiteye sahip olmasıdır. Sistemden kaçmak için debelenen ya da onu değiştirmeye çalışan(Paris Komünü) herkes için komün çıkış noktasıdır. Sistemleri insan toplulukları oluşturur. Sistemin en basit tanımı şöyledir: ‘’Somut veya soyut, birbiriyle etkileşen veya ilişkili olan, bir bütün oluşturan cisim veya varlıkların bileşkesidir.’’ Toplum, eleştirel bakış açısıyla tümden gelim yöntemiyle incelendiğinde ister istemez aile kavramı ile karşılaşırız. Bir önceki komün analizinde de belirtildiği üzere komünün muadili şu anki toplumda ailedir. Ortak tarihimiz, kültürümüz, yaşantımız, geleceğimiz, özetle sistem aile kavramı üzerine inşa edilmiştir. Özgürleşebilmemiz için gereken adımları bu ‘’ortak’’ dogmatikleri yıkarak aşabiliriz. Komünü merkeze alan bir yaşam biçimi geliştirerek ilerleyen her birey, hem toplumsal alanda hem de bireysel alanda komünün özgürleştirici gücü ile paralel ilerleyecek yaşamında, nihayetinde alternatif yaşamı Zen ile harmanlayarak hayata geçirebilir. Bunun mümkün olabileceğini Neo-Beat komünü kanıtlamıştır. Gelecek, şimdi, hemen, bugün!

-Komün sesimiz oldu. Komün ailemiz oldu. Komün biz oldu. Komün sınırsız oldu. Komün yaşam oldu.

Neo Beat komününü 5 ana metaforla açıklamıştık. 2015 komünü sonrası bu metaforların tüm Neo-Beat’lerde ve Neo-Beat etkinliklerinde de kendisini var edeceğini öngörmüştük. Komün sonrası ilk etkinlik olan 2015 Zeytinli Fest’te Hector çığlığı zincirleme reaksiyonun başlangıcı olmuş – ‘’Zeytinli Fest’te Hector çığlığı, Pink Floyd’un The Wall’unda tanımladığı “Birlikte ayaktayız, düşeriz bölününce felsefesinin en açık ifadesi olmuştur. Bu çığlık distopyanın ortasında yaşamı savunmaktır.’’ – Ankara Hector Buluşması ile Hector, Anadolu topraklarında yeniden onurlandırılmış ve Operation Zen’in (OpZen) adımları atılmıştır. 2015 Komünü sonrası ilk 2 etkinlikte komünün üretkenliği ve şehirlerde, yaşamlarımızda da yer alabileceği kanıtlanmıştır. OpZen ise Neo-Beat açısından tam bir enerji patlaması olmuştur. OpZen ile birlikte kurulan Factory, Fanzin Federasyonu, Orgone Akümülatörü ve Kitap Projesi komün iradesinin her anlamda hayat bulmasının göstergesi olmuştur. Komün iradesi ile atılan her adımda daha fazla üretkenleşen ve reelde güçlenen Neo-Beat bu adımı 2016 Satürn Komünü öncesi son etkinlik olan Kadıköy Açık Hava Festivali (Street Beat Fest) ile taçlandırarak kitlesel anlamda en güçlü dönemine ulaşmıştır. Böylece cosmos yasaları ile evrenleşen komün iradesi giderek hayatlarımızın en merkezi konumuna oturmaya başlamıştır. Anlaşılması mühim olan en önemli çıkarım ise Neo-Beat etkinliklerine katılan herkesin aslında komüne ortak olmasıdır.

Nihayet, 2016 Satürn Komünüyle son bir yılın komün iradesi buluşmuştur. Uzak evrende çarpışan dünyalar gibi Neo-Beat komünleri iç içe geçerek zamanı alt etmeye başlamıştır. Bundan sonraki süreç daha üretken, daha komünal, daha özgür bir yaşam olacaktır. Satürn Komünü iradesi bahsedilen 5 ana metaforu çemberleştirmiştir. Satürn çemberi bundan sonra hep karşımıza çıkacaktır. Bundan sonraki her buluşmamızda Satürn çemberini kuracağız ve her birimizin umutları dünyaya yayılacak!

Haydi gidelim. Öyle bir gidelim ki gitmek bile kıskansın bizi!

tumblr_m4547sqXU61qmc6kko1_1280

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın