Satürn, Shaggy Dog Story ve Halat

The following two tabs change content below.
Utis
#NeoBeat 一は全、全は一/Ichi Wa Zen, Zen Wa Ichi

 

In its original sense, a shaggy dog story is an extremely long-winded anecdote characterized by extensive narration of typically irrelevant incidents and terminated by an anticlimax or a pointless punchline.

Düğümlerle dolu öyküler vardır. Sonunda düğümler çözülmez, kesilir. Ve varılan nokta, geçen vakit tamamen anlamsızdır. Shaggy dog story derler bunlara. Shaggy dog.

Şans eseri hayatta kaldığım anlarda otobiyografik öykülerimin shaggy dog storyye dönmemesinin verdiği memnuniyetle gülümsüyorum. Kalbim asla durmak istemediğini duyuruyor göğüs kafesimden… Satürn’ün halkasını  vuruyor  top atışları dinle. Güm! Öykü devam etmeli! Güm! En güçlü içgüdüm beni hayatta tutuyor.  Bir nefes fazla on nefes az. Fark etmez. Hiç bir şey hiçbir şeydir, yokluk bilinçsizdir. Önemli olan öyküdür.

Önemli olan öyküdür diye fısıldıyor ağaçtaki yapraklar, düşmelerinden tam yedi salise önce. Yedi salisede haykırıyorlar jenerasyonlarının ahdini. Yedi salise yedi yılda anlatılabiliyor. Yedi sayfalık bir öykü yedi bin sayfayı özetliyor. Düşüş anını açıklayamıyor özetler. Giriş gelişme ve sonuca dokunuyorlar. Gelişmenin en önemli kısım olduğundan habersiz. Düğümün en önemli kısım olduğundan habersizim.

Yedi milyar söylenmemiş cümle havada asılı ıslıklara tutunuyor ve deniz kabuklarına hapsoluyor. Deniz kabuğunu yedi bin yıl sonra kulağına dayayan bir Satürnlü dinliyor ıslık rüzgarlarını. Cevabın rüzgarda saklı olduğuna inanıyor.

Çözmek istiyorum. Zirvede yahut deniz seviyesinde bitmeli diyorum. Bittiğinde boğulabilirim. Boğulmanın bir sonuç olabileceğine inanıyorum. Zirve ise, zirveye ulaşıldığında rüzgardaki cevap itiyor diyorlar. İtiyor ve tekrar düşüyorsun sen.

Düşüş olgusunun bir öykü olduğundan habersiz bekliyoruz. Biz düşmeyi bilmiyoruz. Bir grup için düşmek diğer tarafın yükselişidir oysa. Bir tarafın düşmanı diğer tarafın kahramanıdır. Bunu öğretmemişlerdi bize. Fabrika demişlerdi, o üretir. Sen fabrikaya çalışacaksın. Onların kahramanı devasa bacalarındaki zehir filtreleriydi. Bir taraftan düşerek öğrendik diğer tarafta fabrika olmayı.

Fabrika olduğumuzda kollarımız çeliktendi, bacaklarımız taştan. Göğsümüz bizimdi, ağaç yerleştirdik üzerine. Ve başımız… Başımız gökyüzü oldu, su oldu, toprak oldu. Asfaltla eriyip kuma bulandı. Öykü devam ediyordu ve diğer tarafta biz düşüyorduk. “Tutunduğum halat koptu” demişti bana. Ve ayaklarının altında taş yosun tutmuştu.

Bırak kendini. Daha çok düş. Yarın yeniden yenileceğiz.

Bu bir shaggy dog story fakat kim bu tip öykülerin bir anlamı olmadığını iddia edebilir ki?

 

14010020_10210055012594797_77559092_n

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın