Saturnized

The following two tabs change content below.
enjolras
İstanbul - Neo-Beat 'Diyelim ki sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.Neler olacağını merak ettim.Hepsi bu.' twitter.com/enjolrasx
enjolras

Latest posts by enjolras (see all)

SATURNIZED

Yeni bir terim doğuyor: Saturnized. Anlamı:
-Sürekli sarhoşluk hali, baş dönmesi.
-Hiçbir yere ait hissetmemek.
-Yabancılaşma.
-Gitme isteği.

Devin’in Ortaya Çıkışı (0 Noktası-Nowhere)

X, 17 yaşındayken önemli bir başkalaşım geçirdi. Bir gün aynada kendine bakarken 3 sn.liğine de olsa adını çıkaramadı. Sonra kendine yeni bir isim vermeye karar verdi. İlerleyen yıllarda onlarca isim kullandı. Ama ona en yakın olanlar, onu “Devin” olarak tanıdılar.

Devin artık hayatına bir anlam aramıyordu. Çünkü bir şeyi gerçekten istersen yapardın. Çünkü bir şeyi gerçekten istersen olurdu.

KOLYELİ KIZ

Sonra caddeye karıştı. Zaman zaman herhangi bir yerde duraksıyor, ilginç şeyler satan dükkanların koridorlarında yitip gidiyor, kitapçılarda gerçek yol romanları arıyordu. Yine de hiçbir şeye dokunmadan caddeden denizine dönüyor, yaya geçitlerinin girişinde kimi zaman dakikalarca bekliyordu. Bütün insanlar gidiyor ve o tek başına trafik lambasının renklerine bakarak kaybolmuş geçmişini anımsamaya çalışıyordu.

Kolyeli Kız’ı işte böyle bir sokakta gördü.
24 saattir zihninde Sweet Child O’Mine çalıyordu. Normalde -onun-gözlerini-kaçırması-gerekiyordu-ama-kolyeli kız-gözlerini-kaçırmadığı için Devin ona yaklaştı ve yıllardır tanışıyormuş gibi elini uzattı. Gözlerindeki ışıltıyı ve heyecanı görmek Devin’i gülümsetti. “Aynı taraftayız” dedi. “Aynı şeye karşı. Her şeye karşı…”
”Ve böyle birdenbire karşılaştık” dedi Kolyeli Kız.

Sonrasında her şey çok hızlı yaşandı.
”Belki de bana tüm detaylarını tanıtmalısın” dedi Devin.
“Belki de öncesinde seni daha yakından tanımalıyım “ dedi Kolyeli Kız.
“Bir insanın bir insanı tanımasının çok farklı yolları olabilir” dedi Devin.
“İnsanlar sadece seksle iletişim kurabilirdi ve bu bütün iletişim tekniklerinin en doğrudan biçimi olurdu” dedi Kolyeli Kız.

Caddede yürüdükçe, sözcükler anlamsızlaşıyordu. ”Asıl anlatmak istediğimi sözcüklere dökmeyeceğimi biliyorsun” dedi Devin.
“Belki baş başa zaman geçirebileceğimiz bir yer bulmalıyız” dedi Kolyeli Kız.
“Bu gezegen asla yalnız kalamayacağımız kadar küçük” diye karşılık verdi Devin.

Sonra yolun üzerindeki AVM’ye girdiler. Kolyeli Kız Mango mağazasına girdi. Farklı renkteki birkaç giysiyi üzerinde denedikten sonra seçim yapabilmesi için Devin’in ona yardımcı olmasını istedi. Düşünde birlikte denize girdiklerini anlattı ona.Devin ise en çok maviyi sevdiğini ama tişörtlerinin %80’inin kırmızı olduğunu söyledi. Bunun üzerine açık mavi renkteki bir bikiniyi yanına alarak denemek için giyinme kabinine girdi Kolyeli Kız.Sonra fikrini söylemesi için Devin’i yanına çağırdı. Dar kabindeki aynanın önünde birbirlerine baktılar bir süre.Devin bikininin üzerine dek uzanan kolyeyi fark etti ve eline alarak bir süre baktı ve “Mavi algımı dağıtıyor. Sadece bunu görmek istiyorum şu an” dedi.
”İstersen üzerimdekini çıkarabilirim” dedi Kolyeli Kız. “Sevişirken her şeyi çıkarsan bile bu kolye hep olmalı” dedi Devin. ”Çünkü onda geçmişte yitirdiğimiz o biricik şeyi görüyorum.Ne olduğunu şu an bilmiyorum ama bulacağız.”

MODA-3 Ay Sonra (Düş, Deja Vu, Sweet Child O’Mine)

Devin birden durdu. Çevresinde –yaşamaya çalışan- insanlar vardı. Gidilebilecek bir yer yoktu. Moda’daydı. Yıldızları görebilmek için gökyüzüne baktı ama yıldızlar henüz görünmüyordu. Çünkü saat daha 16:35’ti. Yıldızlar görünene kadar orada kalmaya karar verdi.Bu sırada daldı ve karanlık bir düş gördü. Gözlerini tekrar açtığında Moda Sahil’de sırtüstü uzanmış biçimde ve kulağında tekrar o şarkı –Sweet Child O’Mine– ve yukarıda gökyüzü vardı. Bir şeyin yaklaştığını hissediyordu.Onu yakalamalıydı.

Ayağa kalktı ve koşmaya başladı. Nereye gittiğini bilmiyordu ama arkada bırakılacak bir geçmiş vardı.Önce onu koşarken gören sokak çocukları katıldılar. Sonra başkaları… Koştukça sayıları artıyordu.Birkaç yüz metre sonra Moda’da koşanların sayısı 50’yi bulmuştu. Kolektif bir histeri başlıyordu.Aralarında şarkı söyleyenler vardı, sadece çığlık atanlar ve yeterince yalnız hissettiği için orada olanlar… Gideceklerdi buradan, başka bir zamanda ya da başka bir evrende buluşacaklardı tekrar.

Bu kaosun ortasında onu gördü.Önce kolyesini gördü sonra gülümsemesini. Koşmakta olan grubu bir yana bırakarak yanına yaklaştı. Bu sırada görüntüde bir kırılma oldu.Bir an için Devin’in zihninde renkler, sesler ve nesneler birbirine karıştı. Birkaç sn.liğine boyutların ötesine geçmiş gibiydi. Bu ani kırılma, başını döndürdü ve ayakta daha fazla duramayacağını hissederek dizleri üzerine çöktü. Kolyeli Kız endişeyle eğildi: “Bir şey mi oldu tatlım”
Devin, bütün gücünü toplamaya çalışarak tekrar ayağa kalktı: “Zaman hızlanıyor.Hepsi bu yüzden. Ama geçecek” dedi.

Kalabalığı yararak yürümeye devam ettiler. Kalabalık “Sev kardeşim”i söylüyordu.Moda’da alışılmadık bir coşku vardı.

İlk kez burada, ona dair bazı detayları fark etmişti. Üzerinde 60’lardan fırlamış gibi görünen uzun bir elbise taşıyordu.Kolyesinde barış işareti vardı. Bazen nasıl oluyorsa, birbirlerine çok yakın bir konumda oluyorlar ve daha dikkatli bir gözlemci olsa kalp atışını duyacağını biliyordu. Kalbine The Wall’un”Open your heart, I’m coming home” dizelerinin dövmesini yapacaktı. Sadece bilinçaltını görebilenler ne yazdığını bilecekti

“Ne kadar süredir içiyorsun” dedi Kolyeli Kız. ”Aslında daha yeni başlamıştım”dedi Devin.”24 saat kadar önce. Belki devam ederiz.”

“O mavi bikini şu an üzerimde” dedi Kolyeli Kız.”Bugün tekrar gidip aldım. Ruhun maviydi ama sen karanlık.”
-Tekrar yola çıkacağım. Benimle gelir misin.
-Herhangi bir yere mi yoksa sadece gitmek için mi.
-Sadece gitmek.
-Kürk Mantolu Madonna’daki gibi: Ne zaman istersen gelirim.Nereye istersen gelirim.
-Gerçekte “nasılsın”diye sormaktan yıllar önce vazgeçmiştim. Bunun yerine “nasıl hissediyorsun” diyordum sadece.Nasıl hissettiriyor, yaşamak?
-Biraz sarhoşmuşuz, biraz umutsuzmuşuz.ve kendimizi unutmuşuz.
-Nasıl hissettiriyor yaşamak.
Saturnized!

She’s got a smile that it seems to me
Reminds me of childhood memories
Where everything
Was as fresh as the bright blue sky

Now and then when I see her face
She takes me away to that special place
And if I stared too long
I’d probably break down and cry

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın