The following two tabs change content below.
uyanneo

Latest posts by uyanneo (see all)

image
İnsanların insanlarda kökleşme isteği kadar imkansız bir şey yok herhalde. Bütün dünya varlıklarında olduğu gibi, arkadaşlık veya daha gerçekçi bir tavırla bakmak gerekirse tüm ikili insan ilişkilerinde belirli bir tüketim süresi vardır. Tabii bu sabit bir süre olmadığından ötürü insanlar bunun varlığından haberdar olmaksızın ömür boyu sürecek dostluklar ya da ilişkiler planı içerisinde bulunmaya çalışabilir. Ve yine tabii insanın belki istisnai bazı durumlarda bu tüketim sürecine etki eden faktörleri kendisine dikte edilmişçesine yahut ilahi bir kararmışçasına kafasında kurcalayarak ilişkisinin tüketim ömrünü kendi ömrünün ortalama sonuna oranla daha uzun süreli ayarlayarak belki ilişkisinde mutluluğu zirve olmasa da süreklilik noktasında kesintisiz hale getirmek için uğraşabilir de. Nitekim aşk diye bahsedilen bu kavram da bana kalırsa insanın, sevme konusunda kendini belirli bir kişiye odaklayarak kafasında o kişinin kendisine uymayan ve kendisinin o kişi uymayan noktalarını törpülemesi ve görmezden gelmeye çalışarak uzun bir süreç içerisinde taksit taksit kişiliğinin evrimine yol açması sonucu ortaya çıkan ilişkinin tüketim ömrünün uzaması durumudur. Lakin ben yine giriş yaptığımız ve asıl üzerinde durmak istediğim konu olan arkadaşlık ilişkilerinin son tüketim ömrünün dönüştürülmesi isteğine dönecek olursam, açıkçası bu pek de işten gelmiyor. Tabii eğer bu arkadaşınız başbakan ya da BM Genel Sekreteri falan değilse… Her arkadaşlık doğal sürecine dokunulmadığı zaman elbet bir gün soğuyacak ve rafta tozlanmaya bırakılacaktır. Hatta son zamanda bu konu üzerine düşündükçe ” Yahu topraktan çıkan meyveler bile çürüyor ey insanın evladı, senin yapmacık tavırlarına karşılık bulmanla ortaya çıkardığın dandik ilişki mi bitmeyecek, kendine gel…” diyesim bile gelmiyor değil.

Bugün öylesine bir siteden internet bağlantısıyla tanımadığım İtalyan bir kızla konuştum, öyle çok güzel bir kızdı diyemem ama muhabbeti iyiydi diyebilirim. Konuşurken, henüz arkadaşlığımızın vadesi dolmamıştı ki sitenin saçma bir bağlantı hatası yüzünden konuşma kesildi ve bağlantı koptu. ( Tabii buna arkadaşlık deniyorsa asıl arkadaşlık dediklerimize ne diyeceğiz sorusu da insanın aklına gelmiyor değil.) Daha önceki anonim konuşmalarda kafamda yanan ışık bu konuşmanın da vadesi gelmeden bitmesi ile iyice bir fikri aydınlatır oldu.( Ampul kullanmak istemiyorum, siyasi atıfta bulunduğum gibi saçma düşüncelerin beyninizde yer etmesini önlemek amacıyla.) Fikir şu ki, arkadaşlıklarımız vadelerine göre devam ettikçe, kendiliğinden soğudukça ya da bir olay sonucu bitirilmek zorunda oldukça buna göre beynimizde bir yer ediniyor. Mesela daha önce konuştuğum arkaplanda film posteri olan, ince bir sigara içen ve dikdörtgen gözlük takan hafif yaşlıca Fransız kadın ile arkadaşlığımız tam vadesini doldurup bittiği için onu nasıl ki bu sitelerin konusu kafamda açıldıkça unutmuyorsam ve iyi hatırlıyorsam ( ki bu kızı da unutmayacağım muhtemelen) aynı şekilde lisede tanışıp vadesini fazlasıyla doldurduğu halde arkadaşlığımızı bitirmediğimiz ve daha sonra birden, hızlıca, ilk kopuklukta soğuyan arkadaşlıklarımı da lise muhabbetleri açıldıkça kötü hatırlayacağım.

İşlere duygusal bakıp arkadaşlıklarımızın ‘ hiçbir şey yokken’ vadesi doldu diye bitmesini anlamlandıramayabiliriz. Burada görmemiz gereken nokta aslında hiçbir şeyin yokken dediğimiz durumun içerisinde o arkadaşlık bağının çok kez yıpranmaya dayandığı ve artık yıpranmaya dayanamama yaşının geldiği noktasıdır. Bu sebeple, zamanı geldiği halde askıya almadığınız bütün arkadaşlıklar, hayatınızın boşa harcadığınız, direkt olarak çöpe attığınız bölümleridir. Ki zaten arkadaşlık bağının oluşturulması, şekillenmesi ve soğuması demir gibidir. Önce fazla ısıtılır, iyice tanışılır; sonra eğer devam edilecekse sıcakken kalıba dökülür ve şekil verilir, bu zirve noktasıdır ve vadesi dolan arkadaşı nasıl hatırlayacağınıza karar verme sürecidir ve en son da şekil verildikten sonraki soğuma kısmı, çoğu arkadaşlıkta geç kalınan ve fark edilemeyen kısım. Mesela okul değiştirince, şehir değiştirince, bizim gibiler için mahalle değiştirince, arkadaş ortamının değiştirildi durumlarda doğal süreç şeklinde çok yakın olmayan tüm arkadaşlıkların zamanla soğuyarak rafa kaldırılması soğuma kısmının en göz önünde bulundurulabileceği örneklerden.

Kimseyi boğmaya hakkınız yok( Bu kısımda boğduğunuzu ima etmiyorum.), o kişi farkında olmasa bile buna hakkınız yok. Bu yüzden bırakın arkadaşlıklar olması gereken vadede olup bitsin ve arada tekrar hatırlanmak ya da iş düştükçe bakılmak üzere rafa kaldırılıp tozlansın. Bu, zamanında kitaba başlayıp tamamını okuyamamak ve daha sonra da bitiremeden bıkıp kitabı satmaktan daha iyidir.
Nitekim arkadaşlıklar da sadece ufak yerel gruplar içerisindeki ufak yerel güç mücadeleleridir, sadece ve sadece bu yerel güç mücadelelerinin bir sonucudur.

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın