Uzayzaman

The following two tabs change content below.
uyanneo

Latest posts by uyanneo (see all)

 

Çayının dumanında uzayı aramadığı vakitlerde genelde kendini adlandıramamanın verdiği sıkıntılı zaman dilimini atlatmayı denerdi değişik müzikler dinleyerek. Ve böylece bazen kendine dair farklı yönlerden değişik hisleri evlat edinebilir, onlarla mutlu olmasa da bir ortam kurarak kendine dair sohbetlerini kolayca yapabilirdi. Gözlerinden erimişliğin dayanılmayacak ama başka seçeneğin de bırakılmadığı yalnızlığı eriyerek akıyordu. Adeta uzay gibi. Ve hatta adeta zamanın bükülmesi gibi, solucan delikleri gibi bir şeydi bu, sicim teorisi gibi bir şey. Dokunabildiği her şeye sarılma hissiyatıyla yanıp tutuşuyordu, üstelik kendi isteğiyle günlerdir kendini halkın görüşüne kapatmış sade ve şaşasız bir yalnızlığı yaşıyordu. Sokağa çıkmamanın verdiği aidiyetsizlik duygusunu garipçe karşıladı ve düşündü, dünyadaki en güzel eylem gitmek olmalıydı. Gitmek. Sadece gitmek yahu, öylece gitmek işte. Nereye, kim için, ne amaçla, nasıl yollarla, neleri kullanarak, kimlere sarılarak, kimlere selam vermeden ve hangi eşyaları yanına alarak kısımlarından midesi bulanıyordu çünkü bunlar o ezberlenmesi zor fizik formülleri gibi duyunca insana ağır yükler yükleyen şeyler gibiydi, adeta bavul hazırlamanın aslında hem sıkıcı hem de çok vakit harcaması gibi, izafiyet teorisine aykırı olması gibi. Gitmek eyleminde hiç mutlu bir yan göremiyordu; daha özgür olacağı bir yere gitmek, daha mutlu olacağı bir yere gitmek, daha yalnız olacağı bir yere gitmek, Amerika’ya gitmek, Küba’ya gitmek, Cehennem’in dibine gitmek… Onun için hepsinde o sabit noktadan ayrılırken hüzünlü şarkılar dinlenmeliydi. Bazen hüzünlü Batı şarkıları dinlerdi ve hüzünlenirdi. İşte o zamanlar gidemediği zamanlardı çünkü o düzenli olarak giderdi. Hatta sırf düzenli olarak gidebilmek için kalan her şeyi düzensizce yapardı. Sordukları zaman ” Doğal düzen, düzensizliktir.” derdi öncelerden izlediği bir çizgi diziden alıntı yaparak. Aslında doğal düzen yoktu onun için, düzen fasafisolarıyla da ilgilenmiyordu tümüyle. Bilmiyordu zaten öyle şeyleri o gitmekle ilgileniyordu. Doğanın kaçınılmaz olan tek şeyi gitmekti, nitekim ölmek de bir gitme biçimi değil miydi zaten? Terk etmek de gitmekti elbet ve ölmek birkaç yıldır sabit olarak bulunmak zorunda kaldığı kara ve havayı terk etme biçimiydi dolayısıyla o da bir gitme çeşidiydi. Ölmekle ilgili problemler yaşamazdı tıpkı Pink Floyd’un şarkısında söylendiği gibi bazen gitmek gerektiği gerçeğine inanıyordu çünkü düşünsene sonsuzca yaşadığını? Düşünmesi bile zorlayıcı bir eylemin yaşaması bile korkunç değil miydi? Bilmem, hiç yaşamadım derdi ona sorsalardı çünkü o gitmekten başka bir eylemi yaşadığına inamıyordu ve gitmediği zamanlarda toplum içerisine karışmadığı halde lekenen zihnini arındırmak için gitme planlarını yapardı. Hiç planlı gitmezdi, planlar da zaten yolunda gitmezdi ama en sonunda giderdi işte. Hiçbir zaman iyi bir birey olmayı denememişti çünkü onun için her şey hem iyiyi hem kötüyü aynı anda içerirdi, bir birey olmayı denerdi ama çabalarının hep boşa çıktığını anlatırdı her gelişinde. Her çabasının boşa çıkmasına rağmen nasıl da böyle düzensizce birey olma çırpınışlarında bulunduğunu aslında hep hayranlıkla izlemişimdir ama ona hiç çaktırmadım. Düzensiz olarak oturup muhabbet ederdik onla, genel düzensizlik üzerine çok konuşmuşluğumuz vardı bir aralar. Bana bir keresinde bir birey olamayacağını anlatmıştı ama unuttum. O ana dair tek anımsadığım asla yalan söylemeyeceğini söylemişti, neymiş efendim birey olmak yalan söylenerek olmayacak şeymiş, işte o an bağırmıştım ona ama susmuştu. Ben normale dönünce o da anlatmaya devam etti. Neyse ki sıkı dostuzdur, böyle şeyleri dert etmez, bilirim.IMG_4239

Geçen onunla karşılaştım, hal hatır soruştuk tabii benim sorumlu olduğum bazı meseleler var ve o böyle şeyleri hiç sevmez bu yüzden hal hatır sorma kısmına pek ağırlık vermedik. Bana gitmekten bahsetti, bir saattir ben de size bahsediyorum ve sonra o kadar güzel, hayran kalınacak, elzem ve milyarların hepsinin örnek alması gereken bir eylem yaptı ki öylece izlemekten keyif alıp gurur duydum çünkü hüzünlü bir Doğu şarkısı açtı ve gitti.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın