The following two tabs change content below.
Utis
#NeoBeat 一は全、全は一/Ichi Wa Zen, Zen Wa Ichi

 

Samimi bir mahallede oturduğumuzdan olacak, kısa sürede burada officially “küçük hanım” olarak bilinir olduk. Hanım teyzeler ve bey amcaların böyle her seslenişlerinde BBC’nin dönem dramalarına gidip geliyorum. O kadar geriye değil, vazgeçtim. 90lara kadar gidip orada kalıyorum. Hafızam 90ların ikinci yarısından başlıyor zaten. Burada gündüz çocuk sesleri var. Unutmuşuz galiba, alışık değiliz. İnsan kendi sesini unutur mu? Çocuktuk biz önceden. Bu mahallede zaman loopa düşmüş gibi, 90lı yıllar bittikçe baştan sarıyor anlaşılan.

Neden Ankara’dayım? Ne işim var burada değil mi? Kaynayan bir Temmuz günü, insan neden burada coşkuludur? Bir nedenim var mı söylemem. Neden buradayım, derdim neyle, kiminle, neyin peşindeyim onu anlatmam.

-Nedenler ve bahaneler arasında büyük bir uçurum vardır küçük hanım

-Ve siz porselenden bir bahanesiniz küçük bey

Neden Ankara? Yazın siteye Ankaralı bir aile gelirdi. Papazın Bağı’nı işletiyorlardı. Artık hiç eskisi gibi değil derlerdi. İşler çok bozulmuş keyfi kaçmış eskiye göre. Biraz büyüyünce giderim derdim. Kendime beş yıldır Ankaralı diyorum ve Papazın Bağı’na gitmedim. Ne zaman Kurtuluş Parkı’ndaki yeşil yetersiz gelse Seğmenler’e yürüdüm. Kurtuluş… Bu semtin adını ilk nerede duymuştum hatırlamıyorum, Hakan Günday’la ilgili bir şeyler çağrıştırıyor, fakat beni sarsmıştı. Bir şekilde bilinçaltımda kurtuluşumun oralarda bir yerde olacağına ikna olmuştum. Evet Papazın Bağı’na gitmeye gerek yok. ekşisözlük’teki nostalji içerikli entrylerle kazınsın zihnime. Bir de 90lar sonu yazlarındaki çocukluk arkadaşlarımla. Kum bulaşmış kornet bir elimizde, kumdan piramit yapıyoruz. Kaleler çok klişe. En son kumdan bir şehir kurmuştuk kanalları ve gözlem kuleleriyle. “Akropolis” demiştik adına. Hey akropol bir şehir adı değildir. Kentin yüksek noktasındaki merkezi kısmına verilen isimdir. Çocukken yapılan antik kent turları kafa karıştırıcı olabiliyor.

Nedeni neydi gerçekten? Akşam İzmir 6:45’teydim. Gece de Torbalı’ya kamp atmıştık. Bu noktada İzmir metrosunun Ankara metrosuna karşı üstünlüğünü kabul etmek zorundayım. Bir bahaneye ihtiyacımız yoktu, nedeni Aydın yolunda oluşuydu. Saykodelik bir yermiş Torbalı. Otobandaki levhadan çok daha fazlasıymış. Torbalı üzerine bir roman yazılamaz belki ama kısa film düşünülebilir.

Sabah yola vurduk. Tarihin en şanslı otostopu diyebilirsiniz. Yirmi kişi 10 dakika içerisinde araçlarımıza yerleşmiştik. O araçlardan birinde bize evini açan bir sporcu vardı ki; şansın böylesi. Yirmi kişi Aydın’daki salona sığışmıştık. Salonun her noktası kollar ve bacaklar ve bedenler,matlar ve tulumlar ile dolu. Officially zen mültecileriyiz.

Operation Zen 2’den Aydın’da ayrılmıştım. Çünkü düzenli hayatıma geçmek üzere İstanbul’a valiz götürecektim. Bir hafta sonra ise kendimi  Ankara’ya yeniden yerleşmiş buldum.  Bakın o “Ankara’da yaz turizmi” haberleri çok da asılsız değil. Eylül’de İstanbul’a dönüyorum.

-Ankara’ya yeniden yerleşmek için önce ondan ayrılmış olmalısınız küçük hanım.

Bahaneler, bahaneler…

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın