The following two tabs change content below.
canephora
Kaybolmuş bir neslin gizli haykırışlarını açığa vurmak için çıkagelmiş olan bu nüshalar,aslında o neslin aforizmalarıdır da.
canephora

Latest posts by canephora (see all)

10629852_780095112012384_3048778310772689479_n                                     (Hava bozunca,yine benim olsana,süt soğuyunca.)

Rakun Kadın,

ruhu örselenmiş,

rivayet ediyor hırçınlaşan soluk şehrin

                  meleklerine

”kapıları aralayın ey heyhat!”

bulutları dışarı sal

ve

gönlünce sallan paslı demirler üstünde

Rakun Kadın,

perçinleşiyor donuk histeri ile

pencereler ardına kadar açık

sus! yoksa periler kaçacak avludan

şelale şırıl şırıl akıyor

uzun bir hikayesi var

destanlara bedel,saraylardan bozma.

eski evin kül kedisi

       ve çorbanın bir tutamı

ah! Rakun Kadın,

kozmos haline ağlıyor

akan her su diyafram

          sigara edası bir nefes

ormanın tüm kayıp çocukları

sana aşık,

sarmaşıklar dolanmış ağızlarına

aynalar karşısında dilsiz

                    -bir tuval

hayalime sıkışmış tim burton havarisi

ve çokca yaban mersini

dudakların.

keza yaban mersini.

ellerim titrerken Rakun Kadın,

adını gökkuşağına haykıracağım

yıldızlar kahin,

bilirkişi sirius

göçmen kuşlar hakim olsun.

uğruna nice dakikalar gidiyor Salvador Dali’den

ne tavşan

    ne de ay geri getiremez nefesini

ellerin kitap kokuyor

parmakların şiiirler arasında,nacizane

bir yığın nüsha

bir -de yanağındaki kasımpatı

hep mi ilk bahar?

yoksa sen mi papatya aldın,

çiçek pasajından.

Rakun Kadın,

rakıya meze masumiyet

aşk çilingir sofrasında,ilk kez bu kadar sahici

şarkı söyleyip gülümsüyorum

tenimde onca isimsiz nota

                 güneşe çıksam

sanırsın Mozart -dağlara uzanmış

şehir uyur,

neon lambalar ve sokak uyumaz

bir de ben.

çünkü beklerim kuğulu parkta,ağzımda sigara

kuzguna dönüşünü

 kanatlarını

          altın kanatlarını.

dalgalar çarptıkça

kız kulesine haykırmak

turuncu balıklara seni sormak için.

ah! Rakun Kadın,

bir de gökyüzüne baksan

            tanrı şahidim

şarkılar yazılacak adına

Pan flütünü senin için üflüyor

             bu akşam

hava soğuk ve puslu

Ankara’da.

içimi karartıyor televizyonun sesi

Ah! bir de ayağa kalksan

doğa ana seni kıskanacak

teninin her yanı

             -böğürtlen

Rakun Kadın,

gözlerin hala mısralarda

hayat bu ya!

oyun oynuyor bizim ile

       belki,

birgün kırmızı salıncakta

beraber sigara içeriz

siyasetten bahseder

kalan dakikalara yad ederiz

hayat bu ya!

kırmızı salıncakta

sen ve ben

       -yazdan kalma bi’ gün

gerçek  -miş gibi.

 

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın