Yağmur ve Andromeda

The following two tabs change content below.
kisiselmanifesto

kisiselmanifesto

Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.
kisiselmanifesto

Latest posts by kisiselmanifesto (see all)

Rıhtım’da kaldırıma oturdum, denize uzattım hayatımı, soğuk kemiriyor derimi, Haydarpaşa neden hiç yaşlanmıyor ve mezar taşı gibi değil sanki ama “çığlık” gibi yağıyor yağmur.

Bir şarkı duyuluyor arkalardan bir yerlerden…

İnsanlar geçiyorlar, gidiyorlar hayatlarına, hayatlarından.  Yağmur hızlanmaya başladığında cadde boşalıyor. Melodiye karışıyor şehrin gürültüsü ve arkalardan bir yerlerden gelen o şarkı. İlk mutluluğu yaşayan ne hissetmişti ve nasıl kandırmıştı diğer insanları, bunun arayışına çıkmaları gerektiklerini nasıl öğretmişti onlara? Öğretilerle dokundular kirletilmemiş gözlerine ve anlamsız boşluklarını doldurdular kendi korkuları ve bilinmezlikleri, mutlak doğru ve yanlışlarıyla. Gerçekleriyle sömürdüler seni, beni. Önce yuhaladılar, sonra kahraman ettiler utanmadan, seni, beni. Neresinde kaybolduk peşine takıldığımız sinek ilacı arabalarının, dumanlarının. Şimdi oturmuş sana birkaç kelime doğruyorum, önce başını koparıp, ince ince kesip, yağa buladığım tavaya atıyorum. Önce kelimeler pişiyor diye öğretmişlerdi, sonra kelimelerin anlamsızlığını anlamıştım. Ama yine de lezzetli bir yemekti sana yaptığım, kendi derimden, kemiklerimden, varoluş ve yokoluşlarımdan. Şimdi hiçbir kelimenin bile bizi bir daha yan yana getiremeyeceği o uçurumda oturuyor ve sigaralarımızı içiyoruz. Sigara çok içiyoruz. Duman ile varolabilme çabamız belki de bu ya da “üflemek” gibi bir lüksümüz yok, anlaşılalım istemiyoruzdur hem belki. Zamanla ıslanıyor ve ıslatıyoruz birbirimizi. Islandığında çok güzel oluyorsun, sen. Şehir oluyorsun, kaldırımlarıma yürüyorsun. Gölgeler büyüyor, adım sesleri sıklaştıkça, gölgeler büyüyor. Sevişmek için çok erken, ölmek için çok geç bir zaman şehrinde. Bombalar patlıyor dört bir yanında şehrinin, bir sonraki durağa çıkar mıyız? Bilmiyorum. Camus’den sonra da pek önemsemiyorum açıkçası: “Bir insan yaşamının yarısı söylenmeyeni anlamakla, başını çevirmekle, susmakla geçer. “ Diyor, bir kitabında.

Kadıköy’de yaktım sigaramı, İzmit’te boğuldum.
Kızılay’a vardığımda sarhoş olmuştum.

Bir şarkı duyuluyor arkalardan bir yerlerden…

Ama şimdi o ölü,
Öylesine ölü… 
Sonsuza dek ölü ve tatlı…

Daha Fazla İçerik...

Paylaş
Önceki İçerikTınısal Kişilikler
Sonraki İçerikDeniz Feneri
kisiselmanifesto
Hayatım boyunca yıldızlara yürüdüm.