7 Milyar Roman

The following two tabs change content below.
uyanneo

Latest posts by uyanneo (see all)

Bu sıralar çok yazı yazıyorum ki bu da kalitenin giderek düştüğü hissini veriyor bana. Ama olsun, zaten amacım çok okunmak olsa içi boş roman niteliğinde şeyler yazardım ki günümüzde o kadar çok var ki bir tanesine daha gerek olduğunu sanmıyorum. Her neyse.

Bir insanın dünyaya gelişini 40 gün 40 gece kutlarken dünyadan gidişine niye böyle bir hayli üzüldüğümüzü bir türlü anlamlandıramıyorum. İstisnasız her gün çatışmalar, ölümler, haksızlıklar ve bayağılıklar yaşanıyor. Hiçbir yerde kurulu sistem içerisinde sağlam bir konuma gelmek rüşvet veya yakınlık olmadan mümkün olmuyor, en büyük uluslararası aktör: devletlerin başındakiler en büyük haksızlık ve adilik peşinde koşuşturuyor ve herkesin ne düşünmesi, ne okuması, ne giyip ne yemesi ve hatta nasıl insanlarla birlikte olması gerektiğini planlayan ve aksine bir şekilde izin vermeyen bir sisteme saf bir çocuk doğuyor. O kadar saf ki ona ne yiyip ne içmesi gerektiğini nasıl bir insan olması gerektiğini bile siz öğretiyorsunuz. Hiçbir hayvan yavrusu yoktur ki( insan hariç) ne olduğunu bilmesin. İşte böyle bir vaziyete çocuk, çocuk olmaktan çıkıp küstahlığı, kibri, bencilliği ve bilhassa açlığı, nefreti, soğuk havayı görünceye, bazen içinde biriktirinceye kadar seviniyoruz. Daha sonrasında eğer bu şeylerin herhangi birinde en ufak bir kusur ettiysek onu yetiştirirken( ki istisnasız ediyoruzdur çünkü biz insanız) ve bu kusur zincirleme bir reaksiyon gösterip onun içinde bir kötülük ortaya çıkardıysa bunu gördüğümüz an iki şey yapıyoruz; kendimize kızıyoruz veya çoğunlukla hatayı onda görüyoruz. Böyle bir sistematik içerisinde gelişen bir birey yıllar sonra aile kuruyor ve aynı muameleyi kartopundan oluşan bir çığ misali katlayarak çocuğuna gösteriyor. Ne kaba. İşte böyle günümüzde 7 milyar farklı örneği olan serüvene delilercesine sevinirken; küresel ısınmanın, doğa katliamlarının, kendisinden başka her şeyin kötülüğünün sorumlusu bir türün bir kişi eksilmesine( genel çerçeveden bakınca) delilercesine üzülüyoruz. Ne kadar bencilce. Ve hatta o kişinin açısından bile düşünemiyoruz. Hayatta her şeyden bıkmış, bir amacı olmayan, gününü bitirmek için yaşayan o kadar çok insan var ki. Ya da sistemin onu zorunda kıldığı şeyleri yapmayı kendine görev edinmiş ve sistemin onun olmasını istediği yere gelmek için çabalayan. Ve bir de öyle insanlar var ki, çok az da olsa, sırf ne olacağını bilmek için ölmek isteyen.

Bilmek, hayatta mutsuz olmaktan kaçınmanın tek yolu bilmektir. Ve hayatın, elinize aldığınız herhangi bir roman gibi olduğunu unutmamak. Romana başka karakterler dâhil olur, çıkarlar, büyük ve üzücü olaylar yaşanır ya da başka bir karakter ile ana karakterin hayatı birleşir, mükemmel olaylar yaşanır, ama bu bir romandır. Bir sonu vardır, olayların anlatımı bir sayfada biter ve en nihayetinde milyonlarca romandan biridir.Ve son olarak en önemli olması gereken şey denge ve saygıdır. Hiçbir şeyi, iyi olanları dahi olması gerekenden az ya da fazla yapmamalıdır. Hükümdar kitabında bahsedilen gibi, bir hükümdar merhametli olmalı ancak yeri geldiğinde acımasız da olabilmelidir. İnsan; iyi olmalı ancak kötü olmaktan bihaber olmamalıdır. Her zaman iyi olan birisi bu dünyaya değil ütopyaya aittir ve burası kesinlikle ütopyadan milyon belki milyarlarca kilometre uzakta bir yerdir.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın