The following two tabs change content below.
Edebiyat talebesi. Sanatın getirdiği her şeye eyvallah...

Latest posts by mertbekci (see all)

Kendini seçmek, yaşadığın çağ ve coğrafyaya göre dünyaya tanıklık etmek. Sonsuz büyüklükteki sanat, yazın ormanına bir fidan dikip, ağaçların yanında büyümeyi beklemek. Kendi tanıklıklarınla ve suallere verdiğin yanıt ve aldığın kararlarla kendini gerçekleştirme iradesini göstermek. ”Nasıl”ını anlatamayacağım, ”ne ile”sini bildiğim bir soru. Cevabı da aşikar: tabiatında var olduğunu anladığın yönelim ve beceriye sarılmak; bilim, sanat, felsefe -diğerlerine göre kirlenmeden kalınabilecek en zor seçim olsa da- politika… Ben daha yirmi üç yaşımda bile, dünyayı değiştirmek konusunda -yorgun değil ama- yalnız hissediyorum. Bireycilik ve bireyciliğin en aptal mesailerle doyurulduğu bu çağda çok yalnızım. Ama hangimiz cevabı eskilerde aramıyor ki? Ben yetmişlerde, yetmişler kırklar, ellilerde… Dolayısıyla bu belki biraz yanılsamadır. Şimdi kendi kaderimi anlatmaktan çok, çağı anlatmaya olan yönelimim ve tutkumun getirdiği yaratıcılık ve çalışma arzusunun beni asla terk etmemesini istiyorum. Hazırım her türlü bedeline bunun. Ve bunu yaparken en büyük ilkem hep ve hep sokaktan, insanlardan kopmamak olmalı.

Daha sonra kalkıp gideceğimiz bir masanın etrafındaki düşünsel sohbetleri sevsem de, ben yanımdan geçen ayakkabı boyayan o tatlı serseri çocuğa çay ısmarlayıp, onunla sohbet de edeceğim, etmeliyim. ”İçeride” olmalı kimi zaman ”evimden” çıkmalıyım.

Ben yolumu biliyorum artık, ne olacağımı biliyorum diyemem ama yolumu kavrıyorum.

Yazımı bitirip sigaramı yaktıktan sonra daldığım düşüncelerle, çizdiğim yolun yazdığımdaki hararetten kat be kat zor olduğunu fark ettim. Ama başka bir şey olamazdı zaten. Ben sağanaktan ziyade sürekli bir yağmura inanıyorum.

269309_495644060483593_1670113713_n

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı buraya yazın